kayıt

su

  1. 21
    sene: seneler evvel

    henüz çocuktum, yaz tatillerinde köye giderdim, köyde kaldığım her gün benim için çok kıymetliydi. sabahları taze süt, kaymak, bal, otlu peynir, semaverde çay. koyunlar, dalında meyveler.. hepsi çok güzeldi ama bir şey daha vardı ki artık hayal. çok zevkli olsa da o zamanlar çok anlamlı değildi benim için; dereye gidip avuç avuç su içmek. bu, şehir merkezinde mümkün değildi çünkü şehirde dereden akan sular kirliydi. köyde ise tertemiz.

    şehir merkezinde derede akan su kirliydi ama musluktan akan su çok güzeldi. o zamanlar belediye dışında kimseye su parası ödenmezdi, büfelerde su satılmazdı. lokantalar'da su bedavaydı, su isterdin sürahiyle gelirdi.

    sonra birgün istanbula geldim, istanbulda ilk içtiğim çayı unutamam. hayatımda ilk defa bir bardak çayın tamamını içememiş ve çayı içmemek gibi bir eylemin içinde yer almıştım. musluk suyunun kötü bir kokusu vardı, su içmek için damacana abonesi olman gerekiyordu. hayret ettim. sonraları alıştım şebeke suyuna ama sadece alıştım, artık su içmek zevkli değildi.

    aradan birkaç yıl geçti, memlekete gittim, susadım, şebeke suyu artık içilmiyor dediler, arsenikliymiş, içilmemeliymiş.
    sonra köye gideyim dedim, dereye koştum su içmek için, uyardılar, dere suyu kirli, baraj yapıyorlarmış, atıkları dereye karışıyormuş.

    ve bugün, çok susadım, meyve suyu aldım, onu içiyorum.
    #26484 sır | 7 yıl önce
     
  2. tümünü gör