dertli sözlük – dert söyletir
i̇nternetin gelişimi ve hayatımızın önemli bir parçası olmasıyla beraber çağ boyut değiştirdi ve dijital bir çağ içinde yaşar bulduk kendimizi. yaşam tarzları değiştiği gibi mesleklerde değişti. dijital içerik üretimi son zamanların en çok talep gören işi.

online alışveriş, online eğitim gibi birçok alternatifleriyle hayatı kolaylaştıran sanal alem aynı zamanda bazı yükleri beraberinde mı getiriyor? metaverse gibi yeni derin dünyaların içerisinde daha çok gençlerin yer alması gelişen nesli nasıl etkiler?
dijital rehberlere ihtiyaç var mı? gibi soruların cevaplarını ve kıymetli dertli sözlük yazarlarımızın görüşlerini almak için dertli sözlük seçkisi'nin haziran ayı konusu;dijital çağa hoş geldiniz!.

bugünden itibaren mayıs ayı boyunca tanımlarınızı bekliyoruz.
kolay gele.
bir süredir yaşadığım problem.

youtube videolarının linkini embed edince video sadece önizlemede çalışıyor. kaydedince ise ''video kullanılmıyor'' uyarısı düşüyor önüme.

“ateşli bir biçimde yanmak” anlamına gelir.

furuğ ferruhzad’ın “hüzünperest” adlı şiirlerinde geçiyor:
...yanıbaşımda yalazlanırdı aşığın kalbi..”
bu işin bir yolunu, yönetimini,metodunu bilenler yazabilir mi? kursa gitmeden evde çalışıp başarılı olanlar yöntem nedir?
îki ucu keskin bıçak.gitsen ayrı dert kalsan ayrı dert.ne yapacağını bilememek durumu.siz olsanız ne yapardınız ? geleneksel kölelik mi, endüstriyel kölelik mi? bu arada başka bir seçenek yok.
bir suriye tatlısı. oldukça lezzetli bir tatlı. ülkemizde bulunan suriye restoranlarında denemenizi tavsiye ederim. istanbulda bulunanlar için ''arada''yı tavsiye edebilirim.
bir asrı aşkın geçmişi olan bir yapı. yakınlarımda nerdeyse artık hiç kimsenin uğramadığı bir tane var. nedense toplum içindeki konumumu onunla özdeşleştiriyorum son zamanlarda. çok lazım değilsin ama el altında da bulunsan olur... kapım herkese açık ama onlar sadece onların işine yaracağım vakit hatırlıyor... istedikleri cevapları alamadıklarında umarsızca tekmeleyip gidiyorlar. garip. şükür.
etrafına başka hiçbir kulübe konuşlandırılmamış ve başka bir kulübeye ulaşma imkanın yok...uzanan hatlardan başka...işte öyle de bir yalnızlık
bir düşünceye sımsıkı sarılmak diye bir tabir vardır. onu benimsersin senin hayat gayen olur fakat bu içinde körüklenip duran düşünceyi bir anda yaşantısına yansıtamaz insan. i̇lk başlarda düşüncesinin ağırlığının, ciddiyetinin farkına varmaya başlar sonra iradesine yenilip yenilmeyeceği sınavına girer, eğer gayesini bütün bir samimiyetle kalbinde taşıyorsa zaten rabbim nasibin ötesinde bir güç, kuvvet ve diri bir inanç ihsan eder.

burada önemli husus düşünmekten çok faaliyete geçmek oluyor ki en zoru da bu kısım genellikle.
zamanımızda bütün ön yargıların çoğaldığı, her işin içinde bir fitne arayan insanların da kurban ettikleri bu masum insanlar oluyor ne yazık ki.
büyük bir çoğunluğun aynı düşünceye sahip olduğu, bu bir düşünce olur giyim olur kültür olur dil olur, bir ortamda farklı olmak, farklılığını savunabilmek bence çok önemli bir şey
benim cesaret göstermekte çok zorlandığım bir durumdur niye böyleyim diye çokça kızıyorum kendime fakat insan değiştiğinin farkına vardıkça düşüncelerinden emin oldukça ve bunu hayatının gayesi haline getirince yanında kimseler olmasa bile, düşüncemizin doğruluğu öyle bir tesir eder ki insana kimseler ezip geçemez üzerinden.

lisede agnostisizmi benimsemiş bir arkadaş vardı, i̇slamiyetle ilgili bir konu açıldı ve bana bakıp ben kendini kısıtlayan insanla birlikte olmam demişti, islamiyetin aslında insanı nasıl özgürleştirdiğini bilmeden...
demem o ki benim gibi susmayın konuşun, hakkı savunun, bende bir gün aşarım bunu inşallah
kulluğunu sunmak, kul olduğunu ibadetleriyle allah'a göstermektir.
rabbimize olan bağlılığımızın, insanın kalbindeki i̇slamiyet nurunun yaşantımızda tecelli etmesi durumudur.
boşnakça'da ''baba" demekmiş.
[bɑ:bo] şeklinde okunuyor.

ayrıca trabzonspor kutlamalarında boşnak takım oyuncusu edin vişça'nın kızının formasında yazandır. baba kız çok sevimli bir kutlama yapmışlar :)

video
1977 yılında diyarbakır’ın ergani ilçesinde doğdu.
şair, deneme ve roman yazarlarımızdandır.
i̇lk şiir kitabı yas yüzükleri, 2001 yılında yayımlandı. bu kitabı kin divanı (2005) ve temmuzun on sekizi (2007) adlı şiir kitapları takip etti. aynı kitaplar, 2013 yılında bakiye adıyla toplu şiirler olarak yayımlandı.
i̇lk zamanlar da şiirileriyle atılım gösterse de romanlarıyla da öne çıkmış ve birçok ödüle layık görülmüştür.

anadolu’nun yollarında zaman zaman bozkırlarda nefes aldıran hikayeleriyle kendini okutturan yazarlardandır.
20 senedir kenya'da faaliyet gösteren birinci sınıf çay markasıdır.

şu anda sallamasını sadece sıcak suyla içiyorum fena değil. çayın hasını sır bilir, o yüzden daha fazla bir şey diyemem.
genelde yulaf temelli olan, kuru yemiş, kuru meyve gibi yardımcı malzemelerle harmanlanarak oluşturulan, kahvaltı niyetine sütle veya yoğurtla tüketilen ya da doğrudan yenilebilen atıştırmalık gıda çeşididir.

ne tam doyurur ne de aç bırakır.
sözlüğün çılgın günlerinin başlangıcı olabilirdi. muhakkak itiraz edeceği hususlar olurdu beğenmeyip bunu keskin bir dille açıkladığı. bu konuda direkt sır devreye girip üsküdar'da çay ikramıyla tatlıya bağlardı.

formulacı, adamın biri ve dert etme dua et ile bir tartışmaya girerdi herhalde diye insan bir düşünüyor. (*)

metropol bedevisi'nin gayretlerini takdir eder, zübdeialem'in kalemine yorumda bulunurdu.

düşünen adamın ta kendisi'nin tanımlarını beğenir ama bunu söylemezdi (*) meolinkh'in paylaştığı şarkıları kulaklığı ile dinleyerek sözlüğün sayfalarında bir tur atardı.
halo etkisi
bir kişi, kurum veya nesne hakkındaki olumlu veya olumsuz izlenimin genele yararak hakim düşünce olmasını içine alan etki.

misal bir kişiyi sevdiğinizde veya hayran olduğunuzda onunla ilgili iyi düşünceleriniz, kişinin yaptığı her harekete karşı sizin tarafınızdan "iyi veya güzel" olarak etiketlendirilir. aşkın gözü kördür deyiminin sosyal bilimlerdeki karışıklığı gibi. (*)

2020 yılında ünlü futbolcu cristiano ronaldo'nun basın toplantısında coca cola şişelerinin yerine su koymasıyla şirket hisselerinde yüzde bir buçuk gerilemişti. kariyerindeki başarısı sebebiyle insanların ilgi alanına girdiği için yaptığı bir hareket ekonomik dalgalanmaya sebep olabiliyor.

bu psikolojik etkinin son yıllardaki en bariz örneklerinden bir tanesi de herhangi bir ürünün reklamında veya tanıtımında halk ve medyanın göz önünde olup hatırı sayılır bir etki alanına sahip olan kişilerin yer alması. "x oyuncusu bunu tüketiyorsa alırım iyidir" algısı oluşturulur.
beyan yayınları'ndan çıkan hap bilgi mahiyetinde seri.
bir müslüman ekonomiye, sosyal darwinizme, mezheplere, kadere vs... gibi başlıkların her biri, alanında uzman kişilerce 130 sf civarı kalınlıkta kitaplarda inceleniyor.
dertli sözlük… her yerde bir kargaşa hüküm sürerken buradaki sükuneti özlediğimi farkettim. naif gönüllü insanların gündemlerinde dinleniyorum. i̇yi ki varsın sözlüğümüz!..
asırlardır süren bir yılgınlık, sıkılmışlık içinde fakat ahde vefasından ötürü en azından belli sıklıklarla sözlüğe giren yıllanmış yazarlara sahip.
yeni gelen yazarlar ise bir heyecanla başlıyor sonra nedense devamı gelmiyor.

-genç dergi'de yayınlanacak seçkinin ana başlıkları da şahsen beni pek çekmiyor. yazarken de nedensizce kaygı duyuyorum. "olmaz ki bu dergide yayınlanacaksa çok sağlam bir şeyler olmalı." diyorum sonuç 0

bir düşünelim:

sözlük sadece kavram tanım eşleştirmesi yapmak için kullanıldığında gerçekten çok sıkıcı bir yer. yazan da yazdıktan sonra beğenilir mi özellikle de mukabelede bulunur mu kaygısı çekmediğinden tanımını yazıp çıkmış oluyor? neredesin ey hareket? neredesin ey bereket? neredesin ey aksiyon?

çözüm olaraksa değerlendirmeye, yorumlamaya açık başlıklar konusuna eğilelim diyorum. bu tarz başlıklarda hem tanım hem bakış açısı sahibi oluyoruz.

hatta arada sırf pislik gıcıklık olsun diye bile sınırlarımızı aşmadan başlıklar olabilir. tabii böyle olunca küsüp gidenler de olabiliyor. onlar da ya hatıralarda yaşıyor ya da direkt unutuluyor.
ülkemizdeki genç erkeklerin genelde ikisinden birinde kendilerini bulduğu dizi ve film karşılaştırması.

''kadınlar tarafından büyütülmüş erkekler''in bu tarz suç filmlerinde kendilerini bulmalarını açıklayan, yorumlayan düzgün bir yazı olsa da okusak. kötülemiyorum sadece hanım kişiler için bu da bir karakter analizi sunabilir diyorum. benim gözlemime göre kurtlar vadisini sevenler daha muhafazakar, fight club'ı sevenler biraz daha seküler oluyor.

-dayanak?

dayanak sosyal medya. dayanak; rastladığım, konuşmalarına misafir olduğum insanlar ve 8 mayıs.
ünlü portekizli yazar. gerçi anladığım kadarıyla vefatından sonra ünlenmiş. özellikle bastırmadığı eserlerle. huzursuzluğun kitabı ile tanıdım kendisini. okutuyor...
azerbaycan'ın milli şairlerinden... i̇ü edebiyat mezunu. şiirleri günümüz türkçesiyle rahatlıkla anlaşılır. en sevdiğim sözüne gelince:

hər qaranlıqda çırpınır bir nur, hər həqiqətdə bir xəyal uyur.
kökeni brezilya olan, halk arasındaki adı çingene şalvarı olan su sever bitki.
belirgin kırmızı damarlı yaprakları vardır.

balık bakan kişiler akvaryumun içine de yerleştirdiklerinde yaşadığını, üstelik çok canlı ve neşeli durduğunu söylüyor. bende şahit oldum ve şaşırdım.