dertli sözlük – dert söyletir
ahmet erhan’ın şiiri olmakla birlikte yeni türkü’nün de çok güzel seslendirdiği bir şarkıdır.

https://youtu.be/yqjkxy6ndaa
bir alim yıldız şiiri. mehmet emin ay ve mustafa demirci de çok güzel bestelemiş. şiir:

umut kuşum yükselmenin vaktidir
çağların doğacak şafağısın gel

sen gökleri saran ebem kuşağının
kurtuluş neslinin toprağısın gel

gecenin böğründe hasretin türküsü
hilalin boy süren başağısın gel

hicret ülkesinin berrak ırmağı
fetih ordusunun sancağısın gel

devasa kaygılar bürür yüreğimi
gönüllere şifa kaynağısın gel

sen dağıt sen damıt baharı bizlere
müjdeci kardelen yaprağısın gel

özlem ülkesinin sen mücahidi
sabır surlarının bayrağısın gel

kirli uykularda boğulurken çağ
sen fethin karibin çerağısın gel

ordan bi tane ışık gidiyor saniyede 300.000 km saniye ile arkasından da bir füze gidiyor saniyede 60.000 km ile hoo o zaman füze ışığı 240.000 km/s hızda görür. niye çünkü iki araç biri 60km gitse biri 120km gitse 60 giden diğerini 60 ile görür o zaman füze de ışığı 240.000 km/s görecek. işte o iş öyle olmuyor. ya nasıl oluyor bu füze o ışığı 300.000 km/s hızda görüyor çünkü ışık hızı hep sabit. o nasıl iş la duran adam ile giden füze ışığı nasıl aynı hızda görür mal mısın v=x/t bunlardan biri çok ilerde x nasıl aynı oluyo ki v aynı olsun işte burda x değişik ama bakalım ne değişik değil evet t yani zaman. ışık hızına yaklaşılınca maddenin kütlesi artıyor ve zaman göreceli hale geliyor yani zaman daha az hızda akıyor x daha az ama dt de daha az o zaman ne oluyor ışık hızı aynı oluyor. vadaa.
çok uzaktaki yıldızları çift görebilmemizin nedeni. yıldızla bizim aramıza galaksiler girer ışığı kütle çekim nedeniyle büker biz de yıldızı çift görürüz. vayy be kütle ışığı bile çekebiliyormuş 300.000 km/s ile giderken de mi? ya ne sandın altı üstü atom altı parçacıklar bunlar. ordan bir g m1*m2/r2 hız mı kaldı koca galaksi yanında.
şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler diye kendi kendinize sitem ettirecek davranışlardır. bunlardan benim için en büyüğü gece gündüz japonca çalıştığım zamandı japonca kelimeleri anlıyorum harfleri okuyorum eee... bana ne kattı bu yav? bunun dışında metin2 hiçbir ingilizce kelime öğretmedi hiiç bir şey öğretmedi. vaktimi aldı gitti. o zamanlara dönüp elime bir fizik kitabı vermek isterdim bir de yazılım kitabı. öğrenmem gereken tasarım kalıpları öğrenmem gereken mühendislik konuları ve yazmam gereken yazılımlar. ne boşa çabalara gitmiş ömür. hatta burda yazdığım tanımlar acaba kaç saati bırak ay verdim o muzip şeyleri yazacağıma daha anlamlı bu geçmişten bu günümü aydınlatacak şeyler yazamaz mıydım?
abi iş yerinde nasıl rehavet çökebiliyor ki? ben aşağı sigara içmeye giderken bile kafamda kodlar dönüyor şunu şunu denerim olmadı onu denersem şu veri gelirse şunu şunu da denerim. hiç olmadı baştan yazarım. bura niye yavaş çalışıyor foreach yerine all kullanayım veriyi httpbinding yerine tcpbinding ile göndereyim servera gitlab mı kursak? eve gelip anime izlemezsem çok zor çıkıyorum bu düşünce sarmalından hatta evde bile şimdi açtım osi katmanları çalışıyorum ki wcf bindingleri tam anlıyayım.
dark souls bir japon firması olan from software tarafından geliştirilen bir aksiyon-rol yapma video oyunudur. oyun, oyuncunun bir namevt karakteri yöneterek hacca çıktığı lordran krallığında geçmektedir. dark souls'un hikayesi minimalistiktir ve büyük bir kısmı yolculuk sırasında karşılaştıklarına karşı oyuncunun yaptığı yorumlara dayalıdır. oyunun zorluk derecesi değiştirilemez ve karakterin ölümü sonrasında kaybettikleri oyuncuyu dikkatli karar vermeye yönlendirir. oyuncu ilerleme kaydettikçe kendisine yardımcı olacak silahlar, zırhlar ve diğer eşyalarla doludur. oyunun çevrimi içi kısmında, bir oyuncu isterse kendisine yardımcı olması için başka bir karakteri çağırabilir veya birbirlerinin dünyalarını istila ederek karşılıklı dövüşebilirler.

dark souls, genellikle iyi eleştiriler almıştır ve oldukça ilgi ve eleştiri almış zorluk derecesiyle birlikte anılmaktadır. nisan 2013'e kadar, from software dark souls oyununun 2.3 milyondan fazla kopyasının satıldığını duyurmuştur
tam adı tuncay kantarcı olan kurtlar vadisi karakteri. bu adam gerçek. takıntılarıyla, hali tavrı ve zaafllarıyla polat'tan daha gerçek.

eskiden devlette dış ticaret ve gümrüklerden sorumlu olarak çalışıp daha sonra yeraltı dünyasına girmiştir.
böcek korkusu ve temizlik takıntısı onu sempatikleştiriyor. cebinde de karınca duasıyla kumar oynamaya giden bir kişilik.
ağız şapırtısı, sakız çiğneme, cips ve patlamış mısır yeme, kaşık çatalın tabağa değmesi, ayağın yere ritmik olarak vurulması vb seslerden aşırı rahatsız olmak ve gerilmek, bu nedenle insanlarla bir şeyler yiyemek, dolayısıyla sosyal hayatın sinirlanması. psikolojik bir rahatsızlık.
karanfil sevdiğim çiçek. tasavvuf edebiyatında hazreti havva’nın gözyaşından yaratıldığı kabul ediliyor. kokusunun acımsı tadı bende o derin merakı uyandırıyor hep: nasıl ikna oldun? aynı yerden vurulmamak için merak. arafat buluşmasına dek yalnız yaşamakla başa çıkmış bu güçlü kadını ne ikna etmişti o ağaca yaklaşmak için?… evet, evet, sonsuz yaşamanın nesi?…
allah’ın emrine saygı, yarattıklarına şefkat göstermek.
tasavvuf yolunun temel taşı olan usul. i̇badet konusunda dikkatli olmak, halka şefkatle muamele konusunda özenli olmak allahu tealaya yakın olmanın belirtisi. tembellik ve katı kalplilik başa bela.
güzel bir kayahan parçasıdır. sözleri:

akşam oldu, penceremde
yorgun rüzgar esiyor, geçiyor
renkler suskun
bir mahsun mor menekşe
ağlıyor mu ne
gölgelerin kollarında
hatıralar halka halka
ben ona tutsak
nerde nerde en son çizgi nerde
nerde nerde çarem nerde
gönüldaş… gönüldeş… aynı hisleri paylaşan, ortak bir lügatle konuşan, konuşurken anlaşılmamaktan veya yanlış anlaşılmaktan korkmadığın kimse.
can dost. allah’ın lütfu.
hem-dil de diyebiliriz.
45.7 milyar ışık yılıdır. yani şimdi başlasak ve saniyede 300.000 km ile gitsek tamı tamına 45.7 milyar yıl sonra ulaşabiliyoruz sonuna. hayır yalan söyledim ulaşamıyoruz. niye la niye ulaşamıyoruz? çünkü evren ışıktan daha hızlı genişliyor. ee evrenin sonunu görebilir miyiz o zaman evet kuantum dolaşıklığı sayesinde iki cisim birbiri ile anlık olarak haberleşebiliyor. evrenin sonundan haberimiz var yani belki sonsuz da bir yerlerde bulunan bir elektronun spiniyle içimizde biryerde olan elektronun spini dolanıktır ve evrenin sonundayız.
kuantum dolanıklığı saysesinde foton boyutunda yapılabilen şey. hatta ışınlanma bile değil bu çünkü ışığın bir hızı var saniyede 300.000 km bu foton ise anlık olarak iletilmiş. kuantum dolanık iki foton birbirine uzayın neresinde olursa olsun anlık olarak bağlı. iste bunu kullanarak iki dalanık foton 143km uzağa koyuluyor 3. bir fotonun özellikleri bu dolanık iki foton sayesinde çok uzak bir yere taşınmış bakın bu hareket değil ama anlık yok olup başka bir yerde anlık olarak var olmadır.. elektronların say say para say para say fahri dede para say tekerlemesindeki orbitallere geçişi de böyle anlıktır.
hani diyorduk ya ışık hem dalgadır hem parçacık. işte aslında biz de böyleyiz. ancak dalga boyu= planck sabiti/ momentum bizim için m çok büyük olduğundan dalga boyumuz çok küçük bu yüzden insanları dalga gibi değil parçacık gibi görüyoruz. aslen bizler evrendeki herşey gibi dalga gibi hareket ediyoruz.
(bkz:çift yarık deneyi)
elimde güçlü bir monster notebook ve nvidia 840 li iki notebook var bir oyuna başladım ve pcnin sürekli açık durması ve oyundan iki tane acabilmesi lazım ki darksteel kasıp ayda 300 tl ek gelir yapayım. ve bu güçsüz laptopta oyunlarla birlikte bir tek edge çalışabiliyor. ms stabiliteyi güzel ayarlamış. güçlü pc kod yazmak için onda da firefox kullanıyorum.
yiyeceklerimin nerdeyse hepsini multinet ile alıyorum. ankara'da yemek kartı ile alış veriş yapılan yerler var. ama bu mekanlar artmalı. ve fiyatları bime göre yüksek ne yazık ki.
sigara yerine 7.5 tl'ye tütün alıyorum.
işe yürüyerek gidiyorum. gerçi zaten 25 dk sürüyor.
protein ihtiyacı için tavuk ciğeri be taşlık alıyorum. iş yerinde de nohut fasulye 12 lira falan çorba ile de 20 lira tutuyor.
iş yerinde giydiğim elbiseleri çıkartıp evde eskimesin diye eşortmanla geziyorum.
ikisi de aynı anda olunabilir.
“ben sürekli gerçeğin ve bilginin peşinde koştum, allah’ın ihtişamına ve yakınlığına erişebilmek için gerçeği ve bilgiyi aramaktan daha iyi bir yol olmadığına inandım.”

(bkz:ibn-i heysem)
allah'ın helal kıldığını haram haram kıldığını ise helal göstermeyin. bu helal kılınmıştır. yine cennette bir sürü huri olacak bu da helal kılınmıştır. modern dünyanın zenginlerine bakarsak 35 40 yaşına gelmiş karılarını boşayıp 25 yaşında kızlarla evleniyorlar bir insanın dünyevi arzuları çok yüksekse gider zina yapar karısını boşayıp yeni karı alır. yapar da yapar. allah'ın helal kıldığını yasaklamak size mi kaldı?

islam'da nikah sadece cinsel ilişki için yapılmaz savaş durumunda geride kalan eşler yetimler sizinle aynı çatıyı paylaşması için nikah gerekir. aksi takdirde nifak doğar. hiç bir kemal insanın da yav bu gün çok sıkıldım gidip ikinci karıyı alayım diyeceğini sanmıyorum. bu anca nefsi ellerinde olmayanların yapacağı bir iş.
abi yıl olmuş 2022 millet oyunları stream edip izliyor. 4k sinema izliyor. 200 gb oyunu 2 saatte kuruyor. bize verdikleri interenete bak aldıkları paraya bak. çok pis kazıklanıyorum hissi yaşıyorum sözlük.
insanların nasıl söylediği değil ne söylediğine önem verenlerin düşüncelerine daha çok önem veriyorsa çok da yitirmez ama bu tip bi insan için zaten karizma ehemmiyet gösterdiği bir olgu değildir.
sadece kendi hayatımızın karışık ve yorucu olduğu fikir düşüncesini değiştirip. bütün insanların karışık ve zorlayıcı bir yaşam sürdüğünün farkına varmak anlamına gelen kelime. bu kelimeyi ilk duyduğunuzda ve bu konuda düşünmeye başladığınızda aslında bu insana hep garip gelir. hepimiz en farklı hayatı yaşayan insanlarızdır bu kanı çevrilene dek. başka bir insanın da aynı bizim kadar karmaşık ve canlı bir hayatı olması fikri çok ağır bir yük. ama beyin kaldırmasa da insan buna alışmak zorunda.