dertli sözlük – dert söyletir
Dertli yazarlarımızın okuduğu eserleri Genç Dergi okuyucularına tavsiye niteliğinde ulaştırmak amacıyla hazırlayacağımız ocak 2022 seçkisi başlığı.

Okuduğunuz/okuyor olduğunuz eserleri bu başlık altında bkz şeklinde verip ismine has başlık açabileceğiniz gibi kısa bir tanıtımda yapabilirsiniz. (*)

o vakit bismillah.

(bkz:dublinliler)
mezar çiçekleri ölümün soğuk boşluğunu gizler ama asıl gizlediği toprağının üstünde bittiği ölmüşün eksikleridir. mezarında çok çiçek olanın yaşarken hakkı verilmemiştir. hak ettiği saygı, hak ettiği sevgi, varlığına hak ettiği minnet verilmemiştir. yokluğunda anlaşılan kıymetin eksikliği kurumuş kemiklerinin hizasına gelecek şekilde toprağın üstüne ekilen çiçeklerle örtülür, ne üzücüdür ki birkaç adım ötedeki toprağa ekmekten farksızdır.
1248-1254 yılları arasında geçen Yedinci Haçlı Seferi’ni anlatan kitaptır. Kitabın müellifi Jean de Joinville Fransa Kralı St. Louis’ye hitaben eserini kaleme alıyor. Kitabın ilk bölümlerinde St. Louis’nin faziletlerinden bahsederken diğer bölümünde bizzat katıldığı Yedinci Haçlı Seferi’ni başından sonuna kadar aktarıyor.

Kitaptan öğrendiğim ilginç bir bilgi var: Haçlı seferlerinin “Haçlı” adını almasının sebebi sefere öncülük eden liderin eline “haç” almasıymış. Yani o dönem kralın haçı eline aldığı görülürse “aha sefere çıkıyoruz” diye hazırlıklara başlıyorlar.

Joinville tatlı bir üslupla hatıralarını yazmış. Yaşlılık döneminde kitabı kaleme aldığı için bazı olayların heyecanı kaybolmuş, kitabı okurken bu fark ediliyor. Ancak yine de aktardığı hatıralar oldukça güçlü ve tarihi belge niteliğinde. Hele ki Mısır’da bozguna uğramaları ve kralın Müslümanlara esir düşmesi hadiseleri sanki bir film senaryosu gibi.

Kitabın bir diğer ilginç noktası ise Haçlılarla Moğolların ilişkileri. Haçlılar sefere çıktıktan sonra Kıbrıs’ta mola veriyorlar ve burada Moğolların elçileriyle görüşüyorlar. İlginç bir detay, Fransa kralı Moğolların Hristiyanlığı kabul ettikleri söylentisine inanıyor. Öyle ki sefere destek vermelerini büyük bir umutla bekliyor ve talep ediyor elçilerden. Hatta Avrupalıların tahayyülünde Müslüman Türklerin hemen ötesinde bir Hristiyan devletin var olduğu ve Rahip John isminde bir kralın olduğu şeklinde acayip bir efsane var. Hatta Haçlı seferlerine halkı teşvik etmek için bu efsane sıkça kullanılıyor.

Velhasıl Bir Haçlının Hatıraları kitabı Haçlı seferlerinden birine yakından şahitlik etmek isteyenler için değerli bir kaynak. Bu topraklarda yaşayan ve geleceğe dair bir ideali olan her Müslümanın ise muhakkak okuması gereken bir eser. Haçlı seferleri bitmedi, savaş daima devam ediyor.
jules verne'ün hayatının son demlerinde iken yazdığı kitabıdır.

hikayede Atlantik’ten gelip de Horn Burnu’ndan dönerek Pasifik’e ulaşmak o dönem gemiler için çok zordur. Bu zorluğu aşmak için Estados Adası’na bir fener inşa edilir ve üç cesur gemici belirli bir süre için fenerde görevlendirilir. Görevleri bir sonraki nöbet değişimine kadar fenerin geceleri ada çevresini aydınlatmasını kesintisiz olarak sağlamaktır. Kahraman fenerciler bu işe layık olduklarını zaten ispat ederek adaya geldikleri için görevlerini kolayca tamamlayacaklarını düşünürler.

Ancak bekçilerin başına gelen talihsiz olaylar neticesinde fener ne yazık ki uzun bir süre yanmaz. Adada yalnız olduklarını düşünen bekçileri aslında büyük tehlikeler beklemektedir. Hikayenin devamında olaylar gittikçe gerilimli bir hal alır. En sonunda fenerin ışığı tekrar yanar ama bu ışık için büyük bedeller ödenmiştir.

Issız bir adadaki gerilim dolu bir macerayı bizlere anlatan bu kitap hacmine rağmen bir solukta okunabilecek heyecan dolu klasiklerden.

(bkz:modern klasikler dizisi)
Bizim çağın imtihanıdır. Savaş meydanı beynimizin koridorlarıdır. Nöronlar, hormonlar, enzimler, kan hücreleri askerlerimizdir. Kimin kahvehanede oturduğu, kimin er meydanında zülfikar savurduğu dışarıdan görünmediği için iblis iblisliğini yapıp aile efradımıza, çevre vü etrafımıza bizi kötü gösteren vesvese ağları örmektedir. Kazmayı küreği, masadaki dosyayı, okunan kitabı, çorbayı böreği, mutfaktaki temizliği, dostlarla sohbeti bırakıp namaza kalkmak ne kadar çaba gerektiriyorsa o kadar çaba harcadığımızı; işten eve geldiğinde “hah iyi ki geldin, şu perdeyi asıver” dendiğinde kibar ve yumuşak huylu olmak için nasıl gerdiyse nefsin yularını elli yıl önce babam, benim de iyi tasarlanmış bir oyunda tam da güncelleme gelmişken “kalk hadi gidip ekmek al” dendiğinde aynı çabayı gösterdiğimi nasıl anlatmalı?.. bin yıl öncesinin soruları, konu başlıkları neyse onlarla muhatabız. Sabır hacım…
27 kasım 2021 tarihinde 3 ihh gönüllüsü Murat Can Kaya, Kağan Talip Tığlı, Tarık Kesekçi ve YediHilal Teknoloji takımları sorumlusu Yusuf Taha Göktaş Bursa'ya teknoloji kampı için çıktıkları yolda geçirdikleri trafik kazası sonucu hayatlarını kaybetti.

Onlar sayesinde "nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz" gerçeğini bir kez daha görmüş olduk. Rabbim mekanlarını cennet makamlarını ali eylesin.

genç ihh

(bkz:ahirette göreceğiz)
27 kasım 2021 tarihinde Bursa'ya teknoloji kampı için çıktıkları yolda hayatını kaybeden 4 gence arkadaşları tarafından yazılan şiir.

Gülünce gözleriyle gülen güzeller
Biz bir avuç kelebeğiz bu kasırgada
bugün belki yaprak döküyoruz, olabilir
yarın beraber dirileceğiz, toprak uyandığında

"üzüldük, üzüleceğiz
Ama kim şanslı ahirette göreceğiz"

elleriyle güneşi kapatanlara biz
gözlerimizdeki şehadet arzusunu göstereceğiz
karanlık kuytulara itilen yetimleri
sizin emanetiniz olarak büyüteceğiz

"üzüldük, üzüleceğiz
Ama kim şanslı ahirette göreceğiz"

çatık kaşlarımızla davanın yükünü
biz taşıyoruz artık siz gibi
sessiz ve içten gülüşünüzü
gönlümüze işliyoruz vasiyetiniz gibi

"üzüldük, üzüleceğiz
Ama kim şanslı ahirette göreceğiz"

şimdi tutun ellerini mazlumların
koşun sonsuzluğa ve gülün
peşinizden gelen kardeşlerinizi de
Peygamber komşusu yuvanıza götürün
Omnis: her şey veya hepsi. Latince deyişlerde çok sık kullanılır.

vulnerant: yaralamak, hasar vermek, incitmek. vulnerabledan akla gelebilir.

Ultima: nihai. ultimateten akla gelebilir.

Necat: öldürmek.

"Hepsi yaralar, sonuncusu öldürür."
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Yalana bel bağlayan, bilmeyip bilmeyenlerin işlerinden misali sıcakta serabtır, susamış su bilir fakat varınca göremez hiçbir şey. O Allahı bulur, Allah hesabını görür. Allah ne hızlı hesabedendir!

وَالَّذِينَ كَفَرُوا أَعْمَالُهُمْ كَسَرَابٍ بِقِيعَةٍ يَحْسَبُهُ الظَّمْآنُ مَاء حَتَّى إِذَا جَاءهُ لَمْ يَجِدْهُ شَيْئًا وَوَجَدَ اللَّهَ عِندَهُ فَوَفَّاهُ حِسَابَهُ وَاللَّهُ سَرِيعُ الْحِسَابِ

O gün kendilerine şahiddir dilleri ve ayaklarıyla elleri işlediklerinde.

يَوْمَ تَشْهَدُ عَلَيْهِمْ أَلْسِنَتُهُمْ وَأَيْدِيهِمْ وَأَرْجُلُهُم بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

Veya üstüne bulutlar katılmış, dalgaların kuşattığı derin bir denizin karanlığına benzer. Baksa eline göremez bu üste karanlığın içinde. Allahın nurundan çıkmışa başka nur olunmaz.

أَوْ كَظُلُمَاتٍ فِي بَحْرٍ لُّجِّيٍّ يَغْشَاهُ مَوْجٌ مِّن فَوْقِهِ مَوْجٌ مِّن فَوْقِهِ سَحَابٌ ظُلُمَاتٌ بَعْضُهَا فَوْقَ بَعْضٍ إِذَا أَخْرَجَ يَدَهُ لَمْ يَكَدْ يَرَاهَا وَمَن لَّمْ يَجْعَلِ اللَّهُ لَهُ نُورًا فَمَا لَهُ مِن نُّورٍ

O gün Allah, haklarını hesabıyla tam verir sonra onlar da Allahın hakkın ta kendisi olduğunu bilir.

يَوْمَئِذٍ يُوَفِّيهِمُ اللَّهُ دِينَهُمُ الْحَقَّ وَيَعْلَمُونَ أَنَّ اللَّهَ هُوَ الْحَقُّ الْمُبِينُ

Göktede yerdede olanların, saflar tutup uçanların görmedin mi Allahı nasıl tesbih ettiklerini. Onların hepsi bilir kendi salatıyla tesbihini. Allah onların ne yaptıklarını artmayıp eksilmeyip bilendir.

أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يُسَبِّحُ لَهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَالطَّيْرُ صَافَّاتٍ كُلٌّ قَدْ عَلِمَ صَلَاتَهُ وَتَسْبِيحَهُ وَاللَّهُ عَلِيمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ

Gök ile yerler Allahındır yalnız ve Allahadır varış.

وَلِلَّهِ مُلْكُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَإِلَى اللَّهِ الْمَصِيرُj
Burada kaç yıllık emeği birikimi işi olan,ülkesini seven hem de mütedeyyin kesimden bir arkadaşım bile yeşil karta başvurduğunu söylüyor. Düşünüyorum da olmuyor olamıyor hakikaten. Bu celladına aşık olmak da değil. Bu insan kalabilmek için bir önlem. Bu ülke bu dünyamızı da öbür dünyamızı da mahvetmemize sebep olacak bir yer artık. Dini olmaktan öte insani. İnsaniyetimiz kayboluyor. Maddi manevi olmuyor, olamıyor.
rubruk efendinin seyahatnamesidir. daha Osmanlı devleti bile yokken İstanbul’dan kalkıp yola çıkmış ve Moğolların başkentine gitmiş. Yol boyunca başından geçenleri de kapsamlı bir seyahatname ile anlatmış. Özellikle Moğolların sosyal yaşamına dair harika detaylar mevcut.

Bu kitap hatırat okumalarında bir sonraki programda tahlil edilecektir.
Yenilenen ara yüzümüz ile birlikte Genç Dergi'de düzenli bir şekilde yayınlanan Dertli Sözlük Seçkisi'ne de ufak bir format değişikliği yaptık.

Dertli Sözlük yazarları ne okuyor? başlığına bugünden itibaren aralık ayı boyunca okuduğunuz dergi, kitap, makale ve benzerlerini yazarak katkıda bulunabilirsiniz.
İşinde profesyonel davranan yerlerde bu tiple karşılaşmak pek mümkün olmasa gerek. Buradaki tip daha çok mahalle kültürünün ürünü. Yaptığı şey zor görünse de öyle değil. Müşterinin her söylediğini onayla, kötü derse sen daha kötü de, çok aykırı bir şey söylerse şartları suçla vs... Bir taraftan duruş sahibi olmanın ağırlığı, diğer taraftan rızık endişesi var. yargılamaya çekiniyorum şahsen.
Fatih-çarşamba'da bulunan tarihi bir camii. Giriş kısmında birçok mübarek zatın kabri bulunur. Son 50 yılda camii içerisindeki/çevresindeki hizmetlerinden dolayı nakşi-halidi şeyhi mahmut ustaosmanoğlu vesilesiyle caminin dini-siyasi anlamda önemi artmıştır. Ayrıca muhtelif zamanlarda muhafazakar kesimden pek çok ünlüyü -bedri gencer mesela- burada görmek mümkün.
philip k. dick tarafından yazılan bilim kurgu kitap. diğer bilim kurgu kitapların aksine farklı bir zamanda yaşanmıyor eşzamanlı olarak yaşanıyor ve 2. dünya savaşının hitler almanyası ve japonya tarafından kazanıldığını varsayarak dünyanın tamamının iki ülke tarafından paylaşıldığını varsayarak hareket eden bir evrende gerçekleşiyor. Bu kitabın dizisi de amazon prime video tarafından yayınlanmaktadır.
Bir Arkadaş Zekai Özger şiiridir.


kalbim
bir gün elbette sana hükmedeceğim
elbet geçer bu hüzün mevsimi
bir baykuş bir serçeyle arkadaş olduğu gün
o gün size sevinci de anlatıcam
bir solucan bir leylekle çiftleştiği gün
o gün bahar mevsimidir size aşkı anlatacağım
ve bir gün elbette yıldızları sayacağım
gelin kucaklayın beni. yıldızları sayamıyorum.