fidan – dertli sözlük
"kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz" (sav) hadisi şerifinden bahsederken kim olduğunu hatırlayamadığım birimümin elindeki fidanı yarın kıyamet kopacağını bilse dahi diken kimsedir, bilir ki yaptığı ameller bu dünya için değil yarına bakan yüzüyle ahiret içindir. allah rızası için yapar, tevekkül eder, fidanının yeşerip yeşermeyeceğini konusunda evhama kapılmaz, çünkü onun niyeti güzeldir.manasına gelen sözlerle açıklamıştı. ben onun gibi yazamadın tabi.. ahh be çok güzel açıklamıştı, aklımdan çıkmıyor..ben de ektim bir seyler.. bebeklerim büyüyor.
bir fidan kök salamadığı yerde büyür mü? bir çocuk, bir insan, bir mekan, bir vakit. çoğu zaman hepimiz fidan haline bürünmüşüzdür ister istemez. tanımadığınız yeni yerlerde... ama kök salamıyorsak ya da toprak bize uygun değilse, sarmıyor, beslemiyorsa bizi... i̇sterse en bereketli yağmurlar üzerimize yağsın... hoş bu yağmuru gören de bizim toprağı beğenmedinizi sanır. şükürsüz ve gönülsüz biz oluveririz bir anda...