dinlemek – dertli sözlük
az konuşup çok yapılması gerekli olan eylemdir. zira rabbimiz bir dil bahşetmiş, lakin iki kulak vermiştir. ayrıca güzel konuşmak için insanın öncelikle öğrenmesi gerekendir...
kaybettiğiniz kişiyi aklınıza getiren fiil. neden mi? dinlemek lafı duyulur, görülür.. ah bir ömür onu dinleseydim dersiniz.
oturmak lafını duyar ah bir ömür onunla otursaydım dersiniz. görmek, duymak, bakmak.. yani aklınıza gelmeye vesile olan yüzlerce fiil, kelime ya da durumdan birisi..
dinlemek insana kendini ölçmek, değerlendirmek imkanlarını sağlar.{f. w. foersten}ayrıcagüzel konuşmamız için tek bir yol vardır; dinlemeyi öğrenmek.{crıstpher morly}
kendiyle dolu olan bir insanın yapamayacağı bir şey. çünkü başkasını duyacak yer yoktur dinlemesini bilmeyen kimsede. gururla kibirle kaskatı kesilmiştir o.
dinlemek... ilgiyle dinlemek, kısaca dinlemek, dinlemiş gibi yapmak, dinlememek...
dinlemeden anlamanın mümkün olmayacağından bahisle sürekli dinlemek baskısına maruz kaldım. fakat bence yapılması gereken adamına ve duruma göre muamelede bulunmak. şöyle ki;
eğer değerlerime hakaret ediliyorsa dinlemem. eğer basit bir konu uzun uzadıya anlatılıyorsa kısaca dinlerim. haksız bir menfaati uğruna saatlerce dil dökmeye hazır birini veyahut sürekli bir şeylerden şikayet eden birini dinlermiş gibi yaparım ama o sırada işime bakarım. i̇yiniyetli olduğuna inandığım veyahut niyetinden emin olamadığım kişiyi ilgiyle dinlerim. örnekler artırılabilir.

hepimiz bir hayat yaşıyoruz ve üzerimizde maddi manevi bir sürü sorumluluk var. etrafımızda hoş nağmeler yayan güzide insanlar olduğu gibi zehir zemberek saçan kan emiciler de var. seçici olmak zorundayım. eğer kulağımı her önüme gelene açarsam his dünyama zarar verir ve asıl duymam gereken şeyleri dinleyemez hale gelirim.