hiç kimse hiç kimseyi zorla sevemez aslında çok basit adam içki içen herhangi birini sevmiyordur. sadece bu yüzden bile sevmeyebilir. illa çok büyük nedenler olmasına gerek de yok.
mesela benim sevmeme nedenim kazım karabekir'e yapılanlar milli mücadele'de o kadar hizmet ettikten sonra başına ne geldi hapislerde çürüdü adam. bir kahramana bu yapılmaz.
kazım karabekir'in kızı anlatıyor.
--alıntı--
atatürk'ün çok hasta olduğunu, dolmabahçe sarayı'nda çok ağır şekilde hasta yattığını biliyoruz.
rivayet olunur ki (karabekir'i getirin, görüşüp helalleşmek istiyorum) demiş. bunu çok yakınındakiler başında duranlar, sonradan babama anlatmışlar!
atatürk'ün ölümünden önce babama kimse gelip de bunları söylemedi. etrafındaki eş, dost, akraba, (paşa enişte, paşa amca atatürk çağırtmış, gittiniz mi?) diye sorarlardı.
babam (atatürk çağırmadı, gitmedim) derdi. ben o zaman ilkokulun dördüncü-beşinci sınıfındaydım. (babacığım, çağırsa gider miydin?.) diye sordum.
(çağırsa, sizin bu kadar haklarınızı elinizden almış: o kadar sıkıntılar çekmişsiniz, bizim bütün çocukluğumuzu erenköy'de menkup (gözden düşen) bir vaziyette geçirtmiş kimse hastalığında sizi çağırsa gider miydiniz?)
‘giderdim kızım’ derdi. ‘giderdim. çünkü o benim çok eski arkadaşımdı. onun bana yaptıklarını o etrafının tesiriyle yapmıştır. o bizim istiklal harbi'mizi beraber yaptığımız, sevdiğimiz başkomutanımızdı.
o bizim cihat arkadaşımızdı. o mustafa kemal'dir, çağırılınca gidilir, benim en yakın arkadaşımdı. ama çağırmadılar. çok iyi biliyorum.
--alıntı--
şimdi sorarım bu adam o kadar acı çekip savaş bittikten sonra çok önemli yerlere gelmesi gerekirken niye hapislerde süründü? düşünceniz var mı? içinizde rahmet var mı?
ben nutuk'u okudum atatürk çok zeki bir adam karabekir o olmadan savaşın kazanılamıyacağını biliyordu. ama sonrasında zaten savaş bitmiş bu zekayı demokratik bir süreç oluşturmak yerine rakiplerini bu şekilde saf dışı bırakmak için kullanması ve yıllar süren bir kargaşa. hiç yakışmadı.
mesela benim sevmeme nedenim kazım karabekir'e yapılanlar milli mücadele'de o kadar hizmet ettikten sonra başına ne geldi hapislerde çürüdü adam. bir kahramana bu yapılmaz.
kazım karabekir'in kızı anlatıyor.
--alıntı--
atatürk'ün çok hasta olduğunu, dolmabahçe sarayı'nda çok ağır şekilde hasta yattığını biliyoruz.
rivayet olunur ki (karabekir'i getirin, görüşüp helalleşmek istiyorum) demiş. bunu çok yakınındakiler başında duranlar, sonradan babama anlatmışlar!
atatürk'ün ölümünden önce babama kimse gelip de bunları söylemedi. etrafındaki eş, dost, akraba, (paşa enişte, paşa amca atatürk çağırtmış, gittiniz mi?) diye sorarlardı.
babam (atatürk çağırmadı, gitmedim) derdi. ben o zaman ilkokulun dördüncü-beşinci sınıfındaydım. (babacığım, çağırsa gider miydin?.) diye sordum.
(çağırsa, sizin bu kadar haklarınızı elinizden almış: o kadar sıkıntılar çekmişsiniz, bizim bütün çocukluğumuzu erenköy'de menkup (gözden düşen) bir vaziyette geçirtmiş kimse hastalığında sizi çağırsa gider miydiniz?)
‘giderdim kızım’ derdi. ‘giderdim. çünkü o benim çok eski arkadaşımdı. onun bana yaptıklarını o etrafının tesiriyle yapmıştır. o bizim istiklal harbi'mizi beraber yaptığımız, sevdiğimiz başkomutanımızdı.
o bizim cihat arkadaşımızdı. o mustafa kemal'dir, çağırılınca gidilir, benim en yakın arkadaşımdı. ama çağırmadılar. çok iyi biliyorum.
--alıntı--
şimdi sorarım bu adam o kadar acı çekip savaş bittikten sonra çok önemli yerlere gelmesi gerekirken niye hapislerde süründü? düşünceniz var mı? içinizde rahmet var mı?
ben nutuk'u okudum atatürk çok zeki bir adam karabekir o olmadan savaşın kazanılamıyacağını biliyordu. ama sonrasında zaten savaş bitmiş bu zekayı demokratik bir süreç oluşturmak yerine rakiplerini bu şekilde saf dışı bırakmak için kullanması ve yıllar süren bir kargaşa. hiç yakışmadı.
