iftar – dertli sözlük
iftar vakti dünyanın durduğu andır. oruçlunun kulağının ezana kilitlendiği, kimseden çıt çıkmayan, herkesin kendi iç alemiyle meşgul olduğu kutlu bir zaman dilimidir. her iftar kendi gününe özeldir aynı ebru sanatı gibi. eşi benzeri bulunmaz iftarlar için eşi benzeri bulunmayan oruçlar tutmaya varmısınız?
ezan ve top sesiyle birlikte suyun bir kez daha tadına varıp şüküretmek. şu üç yerde yenilen yemekten allah hesap sormazmış... 1. misafirliğe gidildiğinde yada misafir geldiğinde yenilen yemek. 2. i̇ftarda yenilen yemek. 3. sahurda yenilen yemek ama siz yinede az yiyin hem sünnettir hemde işin ucunda çok yiyip mide fesatı geçirmek var.
peygamber efendimiz” cennette ‘reyyan’ denilen bir kapı vardır. bu kapıdan sadece oruçlular girebilir ve allah’ı oruçlu kulları için hazırladığı nimetlerden istifade edebilirler. oruçluların dışındakilere bu kapı kapalıdır. bu nedenle oruçlunun iki sevinci vardır;
birisi iftar anındaki nimetlere kavuşma sevinci,
ikincisi de yarın allah’ın huzuruna girdiği zaman reyyan kapısından girerek orada rabbine ve nimetlerine kavuşma sevincidir” buyurmuşlardır.
böylece iftar sofralarının benzerinin allah katında bulunacağı ve bundan sadece oruç tutanların istifade edeceğini bize haber vermiştir.
mizaç, yapı, tabiat, yarılma, çatlak ve oruç açmak anlamlara geliyor. (*)

resulullah sallallahu aleyhi vesellem iftar ettiği zaman ellerini açıp şu duayı okurdu;
allah’ım senin rızân için oruç tuttum. sana inandım. sana güvendim. senin rızkınla orucumu açıyorum.” (ebû dâvud, savm, 22)