mantık – dertli sözlük
mantıksız toplum

eskiden i̇slam medreselerinde, idadîlerde, sultanîlerde (osmanlı lise ve kolejlerinde) mantık okutulurmuş. cumhuriyet’ten sonra da mantık tedrisatı bir müddet devam etti. sonra eğitim yozlaştı, sulandırıldı, liselerde doğru dürüst yazılı, edebî zengin türkçe öğretilemedi, yeterli tarih kültürü verilemedi, mantık eğitim ve öğretimi de hemen hemen kalktı. böylece mantıksız yeni nesiller yetiştirildi.

mantığın çok basit çok kaba iki tarifi vardır. birinci tarif: doğru düşünme bilgisi ve tekniği. i̇kincisi: doğru ve yanlışı birbirinden ayırt etme bilgi ve tekniği.

mantık üçe ayrılır: kadim mantık… klasik mantık… modern matematik mantık.

bize lazım olan klasik mantıktır. bu konuda fransa liselerinde okutulan felsefe kitaplarının mantık bölümünü başarılı bir örnek olarak verebiliriz.

mantık pozitif ilimleri, sosyal ilimleri, hukuku, biyolojiyi ve diğer disiplinleri de inceler ve değerlendirir.

mantık sadece nazarî=teorik bir bilgi değildir. hayatın her anında, her safhasında gerekli bir alet ve vasıtadır.

i̇slam’ın kendine göre bir mantığı var mıdır? tabi ki vardır. i̇slam mantığının temel ilkeleri, kuran’da, sünnet’te ve şeriattadır.

yirmi birinci asırda i̇slam’ı ve onun mantığını anlayabilmek için çağın seviyesinde genel kültüre sahip olmak gerekir.

i̇yi bir lisede yeterli mantık okuyan bir genç liseyi bitirdikten sonra okuduğunu unutur ama bu unutmadan sonra onda yine de bir şey kalır. i̇şte o kalan mantık kültürüdür. hiç mantık okumamışta, unuttuktan sonra kalan bu kültür ve birikim yoktur. son otuz kırk yıl içinde birçok gence eski lise mantık kitaplarını alıp okumalarını ve eksikliklerini gidermelerini tavsiye etmiştim. bunlardan biri nasihatimi tuttu, bir mantık kitabını baştan sona kadar dikkatle okudu, içinde bilgileri hafızasına nakşetti. onda otodidaktlık vardı, diğerleri bunu yapamadılar.

mantık okumamış ve iyi öğrenmemiş kişiler hayatları boyunca mantıksızlık yaparlar da haberleri olmaz. molière’in kibarlık budalası (le bourgeois gentilhomme) piyesindeki mösyö jourdain’in kırk yıl boyunca nesirle konuşup da haberi olmaması gibi…

bendeniz özel bir kolejin ders nazırı olsam felsefe grubu derslere ve bilhassa mantığa çok önem veririm. bunları öğretmek için fransa’dan agrégé (mümtaz) öğretmenler getiririm.

lise seviyesinde ahlak kültürüne sahip olmak için en az iki yüz sayfalık çok ciddi bir mantık kitabını öğretmen=üstad nezaretinde okumak, imtihanlar vermek, icazet=sertifika almak gerekir.

mantık imtihanları test usulü yapılmayacak, kompozisyon şeklinde yapılacaktır.

maalesef türkiye’de bu eğitim yoktur. eskiden var mıydı? vardı… otuz kişilik lise son sınıfında en az beş on öğrenci doğru dürüst mantık okurdu ve öğrenirdi.

hani şu doğru, iyi, güzel üçlemesi var ya; ondaki doğruyu öğreten ilim mantıktır.

hukukun kendine mahsus mantığı vardır. hukuk mantığı bilmeyenler hukuk mühendisliği seviyesine kadar yükselebilirler ama hukuk yüksek mimarı olamazlar.

felsefe grubu dersleri demiştim… psikoloji, ahlak, metafizik, estetik. 1930’lu yıllarda tc maarif vekaleti (milli eğitim bakanlığı) kurşunî bez ciltli olarak ayrı ayrı psikoloji=ruh bilim, ahlak, metafizik, estetik ve mantık kitapları bastırtmıştır; sonra bunlar küçüle küçüle küçüle sıcakta eriyip kaybolan bir kartopu gibi yok oldular.

chp oligarşik faşizm devrinde iktidarın don kişot’u (veya sanço panza’sı) falih rıfkı atay, ankara yenişehir’ini anlatırken “biz tarihte ilk defa olarak mabetsiz bir şehir yarattık” diye haykırmıştı.

sadece mabetsiz mi?.. mantıksız bir toplum…

(bkz:mehmet şevket eygi)
azizim insanlar mantık ı ne dediklerini temyiz için değil, her dediklerini mantığa uydurmak için icat etmişler. (*)
düşünme faaliyetlerini zihni hatalardan koruyan doğru düşünmenin kurallarını ölçülerini ve yöntemlerini gösteren ilim.sözlükte konuşmak anlamındadır. arapça nutk kökünden gelir.yunanca'da akıl, konuşma ve söz manalarına gelen logos ile eş anlamlıdır.bilinenden bilinmeyenin elde edilmesine vasıta olan ilimdir.(bkz:logic)