yaptığın bana öğrendiğin kendine – dertli sözlük
anne vecizelerinden. henüz genç bir kızken çok duymuştum da annemden, cevaben "ev süpürmenin nesini öğreneceğim? böyle artistik laflar yerine açık açık desene evi süpür, yardım etmen lazım diye." dedim hep. ki annem bana çok fazla şunu yap bunu yap diyen biri de değil. sadece kendisi yemek yapmayı pek sevmez, o yüzden yaz tatillerinde falan mutfağa girmezdi bile. ben de öğrenilecek tek ev işi yemek yapmaktır diye düşündüğüm ve aç kalmayacak kadar da olsa yemek yapmayı bildiğim için geri kalan işe evlenince yapacağım nasıl olsa bol bol, şimdi yapmasam da olur derdim. meğer değilmiş öyle. belki ev süpürmek için öğrenmen gereken pek bir şey yok, iş başa düşünce yaparsın ama mesele o işlerde pratiklik kazanmakmış, bütün evin işini bir arada yapmayı öğrenmekmiş. evlendikten sonra ilk dönemlerimi hatırlıyorum da, bir misafir geleceği zaman hazırlığa bir gün önceden başlamam gerekirdi. he, sonrasında iş değişti tabi yapa yapa ama bekarken anneme yapıp kendime öğrenseymişim hem evliliğin ilk dönemleri daha rahat geçer hem birazcık sevap olur hem de dağınık erkeklerle dolu bir evin bütün yükü omuzlarındaki annem için işe yaramış olurmuşum.
(*) :)
büyüklerimizin her daim bizler için kullandığı sözlerden biri.safken olayların ilerisini göremeyeceğimiz zamanlarda söylendiğinde aman üf püf gibi gına belirten sözler söylemiş olabiliriz ama yaş ilerledikçe her şey daha da yerine oturdu ve o sözlerin ne anlama geldiği zamanla anlaşıldı. hatta şimdi sıra bizlere geçti. şimdi biz çocuklarımıza söylemeye başlayacağız. ama biz onlara söylerken mutlaka anılarımızı da yanında anlatalım. hem yaşamış olduğumuz için onlara etkisi daha farklı olur.