süleyman demirel – dertli sözlük
necmettin erbakan'a hiç bir konuda rakip dahi olamayacakken halkımızın nasıl olduğunu anlayamadığım bir biçimde (göz ve gönül yanılsaması sebebiyle olsa gerek) 40 yıl sırtında taşığı kambur olmayı başarmıştır. belki de erbakan'ın nuru gözlerini alıyordu ve onlarda demirel'e yöneldiler kim bilir. bildiğimiz bir şey varsa o da bu adamın her defasında şapkasının altından çıkardığı şeylerle halkı oyalayıp kandırdığıdır.
allah intikam alıcıların en şiddetlisidir dolayısıyla bu yaştan sonra bu herifin canını dünyada yakıp da ahirette ceza indiriminden yaralandırmanın bir alemi yoktur.
"petrol vardı da biz mi içtik"
"dün dündür bugün bugündür"
"verdimse ben verdim" tarzı özdeyişlerle tarihe geçmiş politik figür.

ayrıca kendisinin türk ve yunanlıların katıldığı ege denizi ile ilgili bir konferansta şu şekilde bir konuşma yaptığı rivayet edilir:
kürsüye çıkmış ve "ege bir yunan gölü değildir" demiş. bakmış yunanlı katılımcılardan tepki büyük, hemen söylemini yumuşatma yoluna gitmiş ve "ege bir türk gölü de değildir" demiş. bakmış bu sefer de türk katılımcılar tepki gösteriyor. konuyu şu sözlerle bağlamış: "binaenaleyh; ege bir göl değildir!"
ülkemizi ziyaret eden bir japon ailenin yerel gazetelerden birine verdiği demeçte "kanuni'ye neden muhteşem denildiğini şimdi anladık adam yaklaşık 500 yıldır türkiye'de iktidarda" sözleri gazetelerimizde alay konusu oldu. ama alay edilmesi gereken japonlar değil bizdik. "böylesine birini yıllarca iktidara getirdik ve tarihimizde önemli bir yere sahip olan sultan süleyman'a layık görülen ifadeleri kendisinin kullanmasına sadece güldük karşı çıkmadık."
çobanlık falan yapmamıştır, belki ısparta'da da doğmamıştır bunların hepsi halkın içinden gelen biri imajı için kullanılmıştır.
seneler evvel, benim ilkokul 4. sınıf öğrencisi olduğum yıllar.. aylardan mayıs fakat hava bunaltıcı derecede sıcak. bütün okul şehrin girişindeki caddede, kaldırımda tek sıra halinde birilerini bekliyoruz, cumhurbaşkanımız şehrimizi şereflendirmişler, onu karşılama şerefini de bize uygun görmüş sayın valimiz. 2-3 saat bekledik, hava sıcak, su yok, karnımız aç fakat sayın cumhurbaşkanı her an gelebilir diye çok hareket etmemize müsade edilmiyor. birkaç baygınlık geçiren öğrenci var, onlara gölgelik bir yerde su içiriliyor, yüzleri yıkanıyor. durum vahim değilse bekleme devam ediyor. ve öğleden sonraya doğru cumhurbaşkanının şehre giriş yaptığı bildiriliyor. herkes tek sıra mecalimiz yok fakat alkışlıyoruz. önce birkaç polis arabası görüyoruz arkasında birkaç siyah araba ve kocaman bir arabayı işaret ediyorlar öğretmenler. el sallayın emri ile beraber. sayın cumhurbaşkanı önümüzden geçerken camı açıyor, şapkasını sallıyor hafiften gülümsüyor, geçip gidiyor. yani merasim 2-3 dakika ya sürüyor ya da sürmüyor.

işte o gün çok şey öğrenmiştim..