affetmek – dertli sözlük
bazen affetmeyerek bağını devam ettirirsin, bazen sırf o bağ olmasın diye yapılanı affeder geçersin.
i̇lk başta çok zor gelen fakat sonradan affetmemenin insanın karşısındakinden çok kendine zarar verdiğini anladığı vakit affediyor, yavaş yavaş insanın içindeki kin de sönüyor. birazcıkta alışkanlıkla alakalı bir durum, insan ister istemez her şeye alışıyor. ama unutulmuyor, o kişinin sebebiyet verdiği çöküntülerin kalıntıları insanın yüreğinde kaldıkça unutulmuyor. i̇nsan gülemiyor affettiği insanın yüzüne karşı, sarılamıyor, özleyemiyor.. eskisi gibi olsun da istemiyor.(*)
asıl acı veren durum affettiği insanın hiçbir şeyden haberdar olmaması..
affetmenin buyuk bir erdem oldugu tartismasizdir, fakat, o can çok yanmışsa, "allah aynısını sana da yaşatsın" demek gerekir bazı zamanlar.
anne babasından bir yavruyken ayrılıp, kuyulara atılıp, pazarlarda satılıp, iftiralara uğrayıp, zindana koyulup; hepsinin sonunda ;'bugün size hiç bir başa kakma ve kınama yoktur' diyebilmektir. zordur amma affede affede affedilecekmişiz, öyle diyor büyükler.affedilecek bunca kusurumuz varken isteyerek de olsa istemeyerek de buna mecburuz...
asıl af, öc alamaya muktedir olduğun halde affetmendir. yoksa zaten karşındakine yapabileceğin bir şey yokken affettim demek kolaydır.
atfetmek kadar güzel değildir. atıf yapılan makalenin yazarına da övünme sebebi olursunuz.
şahsi mevzuularda uygulanması bizzat efendimiz(*) tarafından öğütlenen davranıştır.cemiyeti ilgilendiren hususlarda ise hassas davranmak ve adil olmak zorunluluğu vardır.