iştahsızlık – dertli sözlük
zihninin yemek ile pek meşgul olmadığı bir süreç olması güzel gelse de uzun vadede nasıl olur bilmiyorum. üç ay önce şurada #492517 bir problemimden bahsetmiştim. sürekli aklımın yemek ile meşgul olması beni rahatsız ediyordu.

kırk gün şekersiz beslenme bana çikolata bisküvi gibi abur cuburlar olmadan da yaşanabildiğini gösterdi. fakat bu cümleyi yazarken bencil hissediyorum. yani insanlar karınlarını doyuramıyor, çocuğuna iyi şeyler yediremediği için göz yaşı döküyor benim şurada derdime bakın.

i̇şte ben bunları da düşünerek başlamıştım şekersiz beslenmeye. şimdilerde sadece ikram edilirse abur cubur gıdaları kabul ediyorum. bunun yanında pazartesi perşembe oruçlarını da hayatıma yerleştirmeye gayret ettim. ve sonuç olarak özellikle zihnen daha sağlıklı hissediyorum. bunu iştahsızlık olarak yorumlayan yakınlarım benim için endişeleniyor. aslında bende biraz endişe ediyorum. bir kere yusuf kaplan'dan duymuştum. şöyle bir şey demişti ''konferansa gelmeden önce sabah bir dilim ekmek ve yanında azıcık bir şeyler yemiş ama bu azıcık şeyler bir canan karatay tabağı değildi. bir dilim ekmek iki de zeytin kadardı. nasıl ayakta duruyor bu adam diye düşünmüştüm.

şimdi aynı durumdayım. psikolojik etmenler de olabilir ama kendimi o kadar analiz edemiyorum.
yine de ramazan ayı öncesinde iştahsızlık müminlerin yararına olabilir.
maddi-manevi neredeyse tüm hastalıkların ilk belirtisi..

önünüze saray sofraları serseler dahi, lokmaların gırtlaktan öteye geçemediği hâldir.