hadislerin sıhhat şartları – dertli sözlük
hadise sahih diyebilmek için gerekli şartlardır. beş tanedir:

1-hadisin ravisinin adalet vasfına sahip olması gerekir. yani adil olması gerekir. adâlet ise, insanı takva ve mürüvvet sahibi yapan bir melekedir. zira insanın şirk, fısk ve bid'at gibi her türlü büyük ve küçük günahlardan sakınması, ancak bu meleke sâyesinde mümkün olabilir. bu nedenle takva ve mürüvvet sâhibi râvilere, hadis ıstılahında adl veya âdil denilmiştir.

2-hadisin ravisinin zabt sahibi olması gerekir. zabt, ravinin, rivayet ettiği hadiste, yahut hadisi yazmış ise, kitabında fazla hata yapmayacak derecede hâfız, dikkatli ve titiz olmasını sağlayan bir melekedir.

3-hadisin isnadı muttasıl olmalıdır. yani hadisin senet kısmı kesikli olmamalıdır. isnadda yer alan ilk raviden son ravisine varıncaya kadar isnadı muttasıl, kesintisiz olmalıdır. hadîsi nakleden râvîlerin her biri, kendisinden hadis naklettikleri kimseler ile bizzat görüşerek hadis almış veya en azından, görüşme imkân ve ihtimaline sahip, çağdaş (muâsır) kişiler olmalıdır. çağdaşlıktan kasıt kendinde önceki ravi ile aynı zamanda yaşamasıdır.

4-hadis şazz olmamalıdır. güvenilir (sika) bir râvî tarafından rivâyet edilen hadis, daha güvenilir bir veya birden fazla râvînin rivayetine ters düşerek, tek (şâzz) kalmamalıdır. yani raviler arasında çelişki olmamalıdır. çünkü bu durum, hadîsin sihhatine engeldir.

5-sahih hadis muallel olmamalıdır. hadîsin metin veya senedinde, onu zaafa düşüren herhangi bir kusur bulunmamalıdır. i̇lletli (muallel) kabul edilen bu tür hadisler, sahihlik vasfını kaybeder.
muallel, dış görünüşü itibariyle (zahiren) illetten salim gibi görünse de metni veya isnadında sıhhatini zedeleyen gizli bir illeti ortaya çıkan hadis demektir.i̇llet, hadisi zaafa düşüren bir kusurdur. bu kusur tesbit edilinceye kadar, zâhirî olarak sahih olduğu sanılan hadis, kusurun anlaşılmasından sonra sahih olma özelliğini kaybeder.i̇şte bu beş şartın hepsini taşıyan hadisler sahihtir; yani teknik olarak bu hadislerin hz. peygamber'e âit olduğunda şüphe yoktur. bu kısım kuvvetli bir arapça bilgisi gerektirir. fesahat ve belağat bilgisi gerektirir.

gelelim kendi kafasından her hadise şu sahihtir, bu değil diyen cahil cühela takımına. yukarıda sayılan maddeler hadis usul ilminde genel bir kanaat elde etmiş maddelerdir. zira ibn-i kesir, ibn-i hacer, talat koçyiğit gibi alimler tarafından kabul görmüştür. yukarıda sayılan maddelerden hiçbirini inceleme imkanı ve yetkisi olmadığı halde aklına uygun olanı kabul edip, aklına uymayanı reddeden, aklının koskoca kainata nispetle minik bir zerre olduğunu unutan kişiler bu dine çok büyük zararlar verdiler ve vermeye de devam ediyorlar. bu anlayış mutezile anlayışıdır.

gelelim bir diğer konuya. bunları değerlendirme imkan ve salahiyetine sahip olmayan bir insanın yapması gereken önünde sahih ve sünen ifadeleri bulunan hadis kitaplarını okumak ve elinden geldiğince amel etmek. ---bu kitaplarda geçen hadisler hakkında şu hadis zayıftır diyen hocaefendilerin kaynak göstermeden ispat getirmeden yaptıkları her yorum kendilerini bağlar.--- zira hadislerle ilgili ilmi konular 1200 yıl önce oturtulmuştur. kendi kafalarından istedikleri hadisi zayıf, istedikleri hadisi kuvvetli ilan etme salahiyetine sahip olmayan insanların konuşmaları kendilerini imani olarak zaafa uğratır. zira necm suresi 2.ve 3. ayetler kendilerine en güzel cevaptır.

vesselam...