sahaf – dertli sözlük
eski kitapları bir müddet dükanında misafir edip sonra talep edene cüzi bir miktara sunan kişidir kanımca.

tüccar değildir, olmamalıdır. eğer öyleyse fazla uzun süre yaşayamaz, yaşamamalıdır. ben kitap satan adamın tüccar kafasıyla düşünmesine zaten oldum olası karşı bir adamımdır.

her türlü kitap hakkında bilgiye sahiptir. sadece alıp satmaz okur da.

ve ilerideki hayal ettiğim meslektir.
(bkz:sahhafiye)

en az birinin müdavimi, birçoğunun 'arasıra uğrayanı' olmakta fayda var.
en azından bir kültürün devamına vesile olmuş olursunuz.
çünkü artık sahaflar test kitaplarından, atılmış promosyon kitaplardan geçilmez oldu.
kıymetli bir esere denk gelmek, birçoğunda, imkansız.

ancak, müdavimi olursanız, böyle güzellikler yaşayabilirsiniz:

- abi selamun aleykum
+ oo aleykum selam s... kardeşim, nasılsın iyi misin?
- iyi hamdolsun abi. koşturuyoruz, seni sormalı?
+ çok şükür. bildiğin gibi.
- allah kolaylık versin inşallah. abi, dükkanda mısın? bi kitap arıyorum, piyasada yok, yayınevini aradım, onlarda da yokmuş. bulabilir misin acaba?
+ birazdan geçecem, sen bana mesaj at, dükkana geçince bakarım, varsa ararım yoksa da piyasada sorarım.
- tamamdır abi, sağolasın. var mıdır bir emrin.
+ eyvallah kardeşim, selametle.
.....
birazdan telefon çalar, selam kelam vs
+ kardeşim, kitabın bende, ne zaman istersen gel al.
- dükkandaysan, yarım saate ordayım.
+ çay demliyorum, gelirken çayın yanına bir şeyler al. kitap hediyem olsun
- birazdan ordayım inşallah abi.
ikinci el kitapçı, demek olmayan kelime.
evvelden insanlar bir kitap istediğinde sahaflara gidermiş ve istediği kitabı söylermiş sahafda bir grup hattatı çağırır sayfalara böler yazdırırmış daha sonrada bu sayfaları bir araya getirir ve alıcıya teslim edermiş sahifeleri bir araya getirdikleri içinde sahaf denegelmiş bu kişilere, bir kitapçıdan çok daha fazla bilgi birikimine sahip olması gereken bu insanlar osmanlıca, arapça, farsça ve daha pek çok dile hakim olmak zorundaymış...