teokrasi dini ve siyasi otoritenin tek bir kaynakta birleştiği ve dini yasaların geçerli olduğu bir yönetim şeklidir. kelimenin kökeni yunanca theokratia’dan gelmektedir. theo tanrı veya din, kratia ise yönetmek/idare etmek anlamına gelmektedir. kavram olarak ilk defa bir yahudi tarihçi olan flavius josephus tarafından yahudi hahamlarının idareci konumunda olduğu siyasi rejimin; oligarşi, cumhuriyet ve monarşiden farklılığını vurgulamak için kullanıldığı düşünülmektedir.
maverdi, devlet idaresi ve hilafet ile ilgili yazdığı eseri el-ahkâmü's-sultâniyye'de dini ve siyasi yetkilerin halifenin elinde merkezileştiği bir devlet yapılanması öne sürmüştür. maverdi’ye göre imamet (halifelik) dinin muhafaza edilmesi ve dünyanın idare edilmesinde peygamber’e vekâlettir. buna göre imam/devlet başkanı hem dini hem de siyasi lider konumunda bulunmaktadır. halifeyi i̇slam ümmeti adına ehlü’l-hal ve’l-akd ismi verilen bir heyet seçer. bu heyetin, halifenin vazifesini layıkıyla yerine getirmediği veya fasık olduğu kanaatinde ittifak etmesi halinde halifeyi azletme yetkisi vardır. maverdi’nin imamet anlayışı sünni i̇slam geleneğindeki genel çerçeveyi belirlemiştir. bu anlayışa göre imam, dini ayrıcalıklara ve üstün sıfatlara sahip değildir, liyakat esasına göre seçilen sivil bir yönetici konumundadır, dolayısıyla yaptıklarından dinen ve hukuken sorumludur. sünni hilafet teorisinde devlet başkanının meşruiyeti toplumun rızasına dayandırılmış, devlet başkanına insanüstü vasıflar atfedilmemiştir. buna karşılık, şii imamet anlayışı ise imamların meşruiyetlerini allah tarafından seçilmelerinden aldığı görüşünü savunur ve imamları insanüstü ruhani bir konuma yerleştirir. bu anlayışa göre, imamlar allah’ın kendilerine verdiği üstün bilgi dolayısıyla insanların en yücesidirler, masum oldukları için hiçbir davranışından sorumlu tutulamazlar.
maverdi, devlet idaresi ve hilafet ile ilgili yazdığı eseri el-ahkâmü's-sultâniyye'de dini ve siyasi yetkilerin halifenin elinde merkezileştiği bir devlet yapılanması öne sürmüştür. maverdi’ye göre imamet (halifelik) dinin muhafaza edilmesi ve dünyanın idare edilmesinde peygamber’e vekâlettir. buna göre imam/devlet başkanı hem dini hem de siyasi lider konumunda bulunmaktadır. halifeyi i̇slam ümmeti adına ehlü’l-hal ve’l-akd ismi verilen bir heyet seçer. bu heyetin, halifenin vazifesini layıkıyla yerine getirmediği veya fasık olduğu kanaatinde ittifak etmesi halinde halifeyi azletme yetkisi vardır. maverdi’nin imamet anlayışı sünni i̇slam geleneğindeki genel çerçeveyi belirlemiştir. bu anlayışa göre imam, dini ayrıcalıklara ve üstün sıfatlara sahip değildir, liyakat esasına göre seçilen sivil bir yönetici konumundadır, dolayısıyla yaptıklarından dinen ve hukuken sorumludur. sünni hilafet teorisinde devlet başkanının meşruiyeti toplumun rızasına dayandırılmış, devlet başkanına insanüstü vasıflar atfedilmemiştir. buna karşılık, şii imamet anlayışı ise imamların meşruiyetlerini allah tarafından seçilmelerinden aldığı görüşünü savunur ve imamları insanüstü ruhani bir konuma yerleştirir. bu anlayışa göre, imamlar allah’ın kendilerine verdiği üstün bilgi dolayısıyla insanların en yücesidirler, masum oldukları için hiçbir davranışından sorumlu tutulamazlar.
