pakistan uyruklu, amerika vatandaşı iki genç tarafından yapılmıştır. hollywood sinemalarında yıllarca çalışmış iranlı bir yönetmenden esinlenen bu gençler, gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışmışlardır. içinde bahsedilen konular gerçektir. mkultra projesi gibi birçok konu hakkında bilgisi olmayan birisi, fantatik film izler gibi izler. ama ne yazık ki toplum geneli tarafından öyle algılangelse de içinde anlatılanlar, bilimsel gerçeklere yaklaşan olaylardır. komplo teorisi vb. ifadeler kullanılabilir. yine tekrar ediyorum, bunlar bilimsel çalışmadır, abd yapmıştır.
ilk olarak olaya şöyle girelim:
nazilerin tıbbi, endüstriyel vb. çalışmaları yanında bir takım gizemli çalışmaları da vardı. bu çalışmalar;
1- beyin kontrolü
2- toplumları yönlendirme çalışmaları (dezenformasyon)
3- bazı klinik psikolojik deneyler (özellikle görüntülerle ve seslerle toplumları ve bireyleri uyutma, uyuşturma teknikleri)
4- parapsikolojik deneyler(sihir, büyü vs.)
naziler bu çalışmalara bu kadar ilgi duymalarındaki etken, bir takım ezoterik örgütler (*) ve onların efsanevi başarılarıdır. bu çalışmaları bilime dökenler ise naziler olmuştur. 2.dünya savaşı akabinde berlin işgali esnasında birçok bilgi, belge ve çalışma sovyetlere geçmiş, küçük bir kısmı da abd'ye geçmiştir. ama abd'nin en büyük kazancı nazi almanyası bünyesinde çalışan bilim adamlarını davet etmeleridir. sovyetler ve abd, kendi laboratuvarlarında ve bilim merkezlerinde çalışmalarını yürütürken bir taraftan da halklar üzerinde bu çalışmalarını denemeye karar verdiler. abd kendi vatandaşları ve afrika ülkeleri üzerinde denerken, sovyetler ise sibirya bölgesi ve ortaasya'da bazı bölgeleri seçmişti.
ben abd'nin yapmış olduğu deneyler üzerinde durmak istiyorum. mkultra kapsamında 1950'li yıllarda başlayan deneyler çok kapsamlı bir yürütülüyordu. 1960'lı yılların sonuna kadar devam eden bu deneyler, resmi olarak bu tarihlerde durduruldu. ama 90'ların sonuna kadar gizli bir şekilde yine yürütüldü. (*)
çalışmalarda klinik psikolojik deneyler dikkat çekiyordu. insanları lsd isimli uyuşturucu ile uyuşturarak beyinlerine karakter kodlaması yaptılar. görüntü ve seslerle(*) beyinde kodlar oluşturdular. oluşan kodları çözmek için de yeni ses ve görüntüler oluşturdular. beyindeki karakter kodları çözüldüğü zaman ortaya birkaç karakterli insan ortaya çıktı. karakterleri yönlendirebilmek için ise yeni komutlar devreye soktular. yine görüntü ve seslerden.
bu tekniği pratiğe dökerken insanları nasıl uyuşturacakları sorunuyla karşı karşıya kaldılar. işte burada birşey keşfettiler. insanın kendi bünyesinde acı hissini yok eden bir nörotransmitter keşfettiler. beyinden salgılanan maddenin adı endorfindir. morfinden beş kat daha güçlü bu madde, normalin üzerinde salgılandığı zaman insan vücudunu uyuşturma özelliğine sahiptir. çeşitli görüntüler ve sesler vasıtasıyla bu maddenin normalin üzerinde salgılanabileceğini keşfettiler. bu sayede tv'lerden vb. yayın organlarından yaptıkları yayınlar vasıtasıyla ya da sinyal direklerinden gönderecekleri bir takım ses altı sinyallerle insanları uyuşturabileceklerini anladılar. tabi bu arada gdo'lu ürünlere de uyuşturucu bazlı kimyasallar yerleştirmeyi ihmal etmediler. insanları bunlarla uyuştururken filmler, sinemalar, futbol yayınları gibi birçok yayından da karakter kodlaması yaptılar. yine aynı yayınlardan zaman zaman karakter kodlarını çözerek toplumların bazı şeyleri yapıp yapamayacaklarını test ettiler. işte günümüz dünyasında sebebini anlayamadığımız şekilde toplumlarda meydana gelen ahlak yozlaşması, değerler yozlaşması bu çalışmanın ürünüdür.
gelelim parapsikolojik deneylere:
geçmişten gelen belli başlı büyü ve simya kitapları vardır. eskiden beri var olagelen büyücülük yeniçağ akılcı aydınlanması esnasında tamamiyle reddedildi. işte bu aşamadan sonra (*) büyü ve sihir ilmini bilime dökmeye çalıştılar. adı daha sonraki dönemlerde parapsikoloji çalışmaları olarak isimlendirildi. günümüzde parapsikoloji bir ilimdir. birçok üniversitede bu alanda araştırma bölümü vardır. işte abd'li bilim adamları, bu parapsikoloji denilen bu alanda cin'lerle irtibat kuruyor ve onlara bir takım emirler vererek işler yaptırıyordu. bununla ilgili birçok ezoterik gerçeğe ulaşmışlardı.
işte bu filmde bunları amatör düzeyde anlatmaya çalışmışlar. ama gerçeğin sadece bir bölümüne ulaşabilmişlerdir. anlatamadıkları ya da bilemedikleri birçok gerçek var.
peki biz ne yapacağız?
burada yapılan çalışmaların bir kısmı büyü ve sihire dayalı çalışmalardır. büyü sihirin ilacı bilindiği gibi, muavvizeteyn surelerini okumaktır. rasulullah (sav)'e yapılan bir büyüye şifa olan bu sureler çok önemlidir. sürekli okumak gereklidir.
bir diğer husus, elimizden geldiğince film, dizi, spor programları, herhangi bir tv programı izlememektir. eğer izlediğimiz filmler biraz bilim-kurgu, biraz ezoterik içerikli ise ya da bir aksiyon filminde mantıksız bir şekilde, olayın akışına ters olarak bir söz ya da davranış görmüşsek o filmden dolayı bir etkilenme geçirmiş olabiliriz. (*)
ilk olarak olaya şöyle girelim:
nazilerin tıbbi, endüstriyel vb. çalışmaları yanında bir takım gizemli çalışmaları da vardı. bu çalışmalar;
1- beyin kontrolü
2- toplumları yönlendirme çalışmaları (dezenformasyon)
3- bazı klinik psikolojik deneyler (özellikle görüntülerle ve seslerle toplumları ve bireyleri uyutma, uyuşturma teknikleri)
4- parapsikolojik deneyler(sihir, büyü vs.)
naziler bu çalışmalara bu kadar ilgi duymalarındaki etken, bir takım ezoterik örgütler (*) ve onların efsanevi başarılarıdır. bu çalışmaları bilime dökenler ise naziler olmuştur. 2.dünya savaşı akabinde berlin işgali esnasında birçok bilgi, belge ve çalışma sovyetlere geçmiş, küçük bir kısmı da abd'ye geçmiştir. ama abd'nin en büyük kazancı nazi almanyası bünyesinde çalışan bilim adamlarını davet etmeleridir. sovyetler ve abd, kendi laboratuvarlarında ve bilim merkezlerinde çalışmalarını yürütürken bir taraftan da halklar üzerinde bu çalışmalarını denemeye karar verdiler. abd kendi vatandaşları ve afrika ülkeleri üzerinde denerken, sovyetler ise sibirya bölgesi ve ortaasya'da bazı bölgeleri seçmişti.
ben abd'nin yapmış olduğu deneyler üzerinde durmak istiyorum. mkultra kapsamında 1950'li yıllarda başlayan deneyler çok kapsamlı bir yürütülüyordu. 1960'lı yılların sonuna kadar devam eden bu deneyler, resmi olarak bu tarihlerde durduruldu. ama 90'ların sonuna kadar gizli bir şekilde yine yürütüldü. (*)
çalışmalarda klinik psikolojik deneyler dikkat çekiyordu. insanları lsd isimli uyuşturucu ile uyuşturarak beyinlerine karakter kodlaması yaptılar. görüntü ve seslerle(*) beyinde kodlar oluşturdular. oluşan kodları çözmek için de yeni ses ve görüntüler oluşturdular. beyindeki karakter kodları çözüldüğü zaman ortaya birkaç karakterli insan ortaya çıktı. karakterleri yönlendirebilmek için ise yeni komutlar devreye soktular. yine görüntü ve seslerden.
bu tekniği pratiğe dökerken insanları nasıl uyuşturacakları sorunuyla karşı karşıya kaldılar. işte burada birşey keşfettiler. insanın kendi bünyesinde acı hissini yok eden bir nörotransmitter keşfettiler. beyinden salgılanan maddenin adı endorfindir. morfinden beş kat daha güçlü bu madde, normalin üzerinde salgılandığı zaman insan vücudunu uyuşturma özelliğine sahiptir. çeşitli görüntüler ve sesler vasıtasıyla bu maddenin normalin üzerinde salgılanabileceğini keşfettiler. bu sayede tv'lerden vb. yayın organlarından yaptıkları yayınlar vasıtasıyla ya da sinyal direklerinden gönderecekleri bir takım ses altı sinyallerle insanları uyuşturabileceklerini anladılar. tabi bu arada gdo'lu ürünlere de uyuşturucu bazlı kimyasallar yerleştirmeyi ihmal etmediler. insanları bunlarla uyuştururken filmler, sinemalar, futbol yayınları gibi birçok yayından da karakter kodlaması yaptılar. yine aynı yayınlardan zaman zaman karakter kodlarını çözerek toplumların bazı şeyleri yapıp yapamayacaklarını test ettiler. işte günümüz dünyasında sebebini anlayamadığımız şekilde toplumlarda meydana gelen ahlak yozlaşması, değerler yozlaşması bu çalışmanın ürünüdür.
gelelim parapsikolojik deneylere:
geçmişten gelen belli başlı büyü ve simya kitapları vardır. eskiden beri var olagelen büyücülük yeniçağ akılcı aydınlanması esnasında tamamiyle reddedildi. işte bu aşamadan sonra (*) büyü ve sihir ilmini bilime dökmeye çalıştılar. adı daha sonraki dönemlerde parapsikoloji çalışmaları olarak isimlendirildi. günümüzde parapsikoloji bir ilimdir. birçok üniversitede bu alanda araştırma bölümü vardır. işte abd'li bilim adamları, bu parapsikoloji denilen bu alanda cin'lerle irtibat kuruyor ve onlara bir takım emirler vererek işler yaptırıyordu. bununla ilgili birçok ezoterik gerçeğe ulaşmışlardı.
işte bu filmde bunları amatör düzeyde anlatmaya çalışmışlar. ama gerçeğin sadece bir bölümüne ulaşabilmişlerdir. anlatamadıkları ya da bilemedikleri birçok gerçek var.
peki biz ne yapacağız?
burada yapılan çalışmaların bir kısmı büyü ve sihire dayalı çalışmalardır. büyü sihirin ilacı bilindiği gibi, muavvizeteyn surelerini okumaktır. rasulullah (sav)'e yapılan bir büyüye şifa olan bu sureler çok önemlidir. sürekli okumak gereklidir.
bir diğer husus, elimizden geldiğince film, dizi, spor programları, herhangi bir tv programı izlememektir. eğer izlediğimiz filmler biraz bilim-kurgu, biraz ezoterik içerikli ise ya da bir aksiyon filminde mantıksız bir şekilde, olayın akışına ters olarak bir söz ya da davranış görmüşsek o filmden dolayı bir etkilenme geçirmiş olabiliriz. (*)