elalem ne der – dertli sözlük
el alem ne der değil; el alîm ne der demek lazım tabii amenna ama atladığımız bir yer olabilir:

bir işi olumsuz bulup yapmamaya karar verdiğimiz ilk anda ''rabbim bu işten hoşnut olmaz bu yüzden bırakıyorum ''mu diyoruz? hemen tabii o örneğe alışmışız ''o iş'' deyince aklımıza zina ve türevleri geliyor. hayır daha basit düşünelim. mesela? mesela sosyal medyada paylaşım yapmak olsun örneğimiz. kendi yakın çevremiz, arkadaşlarımızla takipleşirken daha rahatız. espriler, sululuklar.. ama biraz daha olgun ve nasıl tarif etsem birbirimize önce saygıyla yaklaştığımız insanlarla, hocalarımızla vs takipleştiğimizde kendimize bir ayar çekiyoruz. ''yaa şimdi görür mahcup olmayalım'' gibilerinden..

hadi o ilk başta aklımıza gelen zina ve türevi haram, yüz kızartıcı örneklere bakalım. birçok insan başkası görürse, duyarsa rezil olursam diye bunlara yaklaşmıyor. dindar ve şuurlu insanlar bunlarla karşılaştığında ise ilk anda bakın ilk anda allah'ın onu her an izlediği, bildiği ve hesaba çekileceği düşüncesiyle ''ödev haline gelmiş bir refleksle'' bundan uzak duruyor. sabrediyorsa bu da bir refleksle oluyor. gaflette kalmış hissediyorsa bu sefer çevredeki insanlardan utancına gözünü çevirmiyor vs.

daha önce dertli sözlük başlığında yazmıştım galiba ''görünmeyen sınırlar/çizgileri olan sözlük'' diye. i̇şte bu da sözlüğün yazarlarının bilinci ve duruşuyla ilgili. sırf gülmek olsun, eğlence olsun diye de bir şey yazabiliriz ama zamanla oluşmuş bu güzel ortamın yazılı olmayan kuralları bize filtre uyguluyor. i̇yi ki de uyguluyor. zaten insan aklına her geleni yazmamalı, söylememeli.