" asla hata yapamam,her şeyi düzgün yapmalıyım." şeklinde cümleler kurduran, yüksek beklenti içeren duygular bütünü.
mükemmelleşme temayülü olarak insanda kendini bulan durum.kendisinin tavırlarında mükemmelliği arayan insanlar başkalarından da bunu beklemeye başlarlar karşılarındaki insanlarda bunu karşılayamayınca (ki karşılamaları mümkün değildir) hayata ve insanlara en iyi ihtimalle küserler. bunun nefret ve öfke olarak davranışlara yansıdığı da çok görülmüştür. yapmamak gerekir. i̇nsanları kabullenmek ve hatalarına göz yummalıdır.
duzen ve muntazamlik kategorilerinden dahil oldugumdur. daha iyisini yapabileceksem neden daha aziyla yetineyim ey sozluk..
“bir şeyi ‘tam olarak doğru yapmaya çalışmak, onu yanlış yapmanın en iyi yoludur.”mükemmeliyetçilik bir tür felç gibidir. bir şeyi ne kadar sıkı tutarsanız o sizden o kadar uzaklaşır. genelde bir şeyi geliştirmenin en iyi yolu onu serbest bırakmaktır. o yüzden ‘imkanların doğrultusunda’ yapabileceğinin en iyisini yap, bitir ve rahatla. tahmin ettiğinden daha iyi olacak. hatta mükemmel bile olabilir. the alphabet of the human heart: the a to zen of life~james kerr and matthew johnstone
olduğu gibi kabul edilmeyen, ancak ortaya istenilen davranışı koyduğunda takdir edilen çocukların birey olma yaşına geldiklerinde kendini belli eden kişilik hali. kendine ve çevresindekilere hata yapma hakkı vermezler çünkü yalnızca ondan bekleneni gösterdiği takdirde onaylanan bu insanlar kabul edilememekten korkarlar. yaşam kanunlarına göreyse bu hayatta hata yapana değil hata yapmayana yer yoktur.
aslında kişinin kendine yapmış olduğu en büyük işkencelerden biridir. bu işkencenin ise temelleri çocukluk yaşlarında ebeveynler tarafından atılıyor aslında. sürekli bir kıyaslamanın getirmiş olduğu baskı ile birlikte karaktere oturan bu mükemmeliyetçi yaklaşım kişinin hem kendi hayatını hem de çevresindeki kişilerin hayatlarını zehir etmesiyle doğan yalnızlaşma ile noktalanmaktadır.
kişi hata yapabileceğini, böyle bir hakkı olduğunu benimsemesiyle birlikte aslında tekrar hayata tutunmaya ve topluma karışmaya başlıyor.
yozlaşmış toplumu bir miktar da olsa kurtarabilmek için kendisiyle barışık çocuklar yetiştirmek dileğiyle.
kişi hata yapabileceğini, böyle bir hakkı olduğunu benimsemesiyle birlikte aslında tekrar hayata tutunmaya ve topluma karışmaya başlıyor.
yozlaşmış toplumu bir miktar da olsa kurtarabilmek için kendisiyle barışık çocuklar yetiştirmek dileğiyle.
