saygı duymanın dozunu kaçırmak – dertli sözlük
her durumda saygı duymaktır ki bu halin artık cılkı çıkmıştır. kimi zaman saygı duyuyorum der, bir köşeye çekilirsin. çünkü gerçekten durum bunu gerektirir. fakat kimi zaman olaya müdahale etmek gerekiyor. o zaman da saygı duyuyorum demek emr-i bi'l ma'rûf ve nehy-i anil münker'i terk etmek olmuyor mu?
"saygı duyuyorum o halde varım." sloganıyla varlık felsefesine kazandırmak istedigim hal-i pür melal.
i̇lacın dahi dozu kaçınca toksik etki gösteriyor, bünyeye zarar veriyor. saygı duymak gibi müspet bir fiilin de dozu kaçırıldığında ruha sunturlu bir tokat atması beklenendir.
başka bir yere yazsam paylaşan eden olur sonra kavgaya gürültüye neden olur diye buraya yazıyorum. yazacağım şey de şu;
onlar benim ezanıma, namazıma, camime, orucuma, bacımın örtüsüne ve hatta seccademe bile saygı göstermez iken ben onların içkisine, zinasına, ramazan mübarek gün açık olan meyhanelerine ve hatta bizlere okuyup durdukları binbir lanete-küfre saygı gösterecekmişim. yetmez bir de hoş görecekmişim. hadi oradan....yeter lan, yeter... kavga ise kavga, gürültü ise gürültü...
senin ideana zıt olana saygısızlık etmemek başkadır, zira saygısızlık bir saldırıdır. saygı duymak başkadır, bu ise bir riyakarlık, kendi efkarına ihanettir.

basitçe: kabul etmiyorum, saygı duymuyorum demek, sükut ile mukabele etmemek çok önemli. el buğzu fillah.

bununla birlikte sırat-ı müstakim ise; işi şahıstan önce işte bırakıp, buğzu şahsa değil işe yapmak, şahsın tebliğ-i beliğ almasından sonra ancak şahsa indirmek. çünkü ekmel bir tebliğ almayan ben mazurum diyebilir mahşerde.