duygusal bi millet. bu kadar duygusallık bize zarar. eğitim kurumları, siyasiler, medya herkes bunun farkında ve bu konuda usta olmuş artık.
dersini aldığım çok bilmiş bi hocam var. dönem boyunca aşırı kısıtlayıcı bi tavırla bize yaklaştı. fakat ne hikmetse her fırsatta bize düşüncelerimizi açık yüreklilikle dile getirmemizi buyururdu. kendi adıma buna rağmen adabınca düşüncelerimi söyler, eleştirimi yapardım. bugün dersinin son sınavını verdim ve elveda deyip sevinirken bir mesaj atmış. mesaj bir destan niteliği taşıyor olabilir. tarihe geçsin :)) bizi övmüş, yeşeren umutlarından bahsetmiş, öğütler vermiş. adeta bir mr. keating rolü. biz yer miyiz bu numaraları? sonra da sınıf grubumla paylaşmamı rica etti. paylaştım. şu an grupta bir duygusallık, ''ah canım hocam ne hocaydı ne dersti, hangi ara bitti, en sevdiğim hoca, ikinci dönem de dersini alsak''lar...
sonuç: son dakika golünü alttı ve zihinlerde bu şekilde kalacağına inanıyor. ama ben burada samimiyet olduğuna inanmıyorum.
dersini aldığım çok bilmiş bi hocam var. dönem boyunca aşırı kısıtlayıcı bi tavırla bize yaklaştı. fakat ne hikmetse her fırsatta bize düşüncelerimizi açık yüreklilikle dile getirmemizi buyururdu. kendi adıma buna rağmen adabınca düşüncelerimi söyler, eleştirimi yapardım. bugün dersinin son sınavını verdim ve elveda deyip sevinirken bir mesaj atmış. mesaj bir destan niteliği taşıyor olabilir. tarihe geçsin :)) bizi övmüş, yeşeren umutlarından bahsetmiş, öğütler vermiş. adeta bir mr. keating rolü. biz yer miyiz bu numaraları? sonra da sınıf grubumla paylaşmamı rica etti. paylaştım. şu an grupta bir duygusallık, ''ah canım hocam ne hocaydı ne dersti, hangi ara bitti, en sevdiğim hoca, ikinci dönem de dersini alsak''lar...
sonuç: son dakika golünü alttı ve zihinlerde bu şekilde kalacağına inanıyor. ama ben burada samimiyet olduğuna inanmıyorum.
