kötüye değil kötülüğe karşı olmak – dertli sözlük
i̇bn arabi hazretleri bu hususta "nefretin şahsa değil sıfata yönlendirilmesi" gerektiğini bildirir. bu hikmeti benzer sözlerle hind dervişlerinden, çin feylesoflarından da duymak mümkün. üzerine düşünmek lazım.
"kötülük yapana değil kötülüğe karşı olmak" denilse belki daha makul olurdu ama "kötü" zaten kötülükle özdeşleşmiş, kötülüğü benimsemiş olduğu için ikisi aynı kapıya çıkıyor. kötülere de karşıyız, kötülüğe de karşıyız.
"hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır." (bakara, 193)bu ayeti merkeze almayan bir "kötülükle mücadele" faydasız bir hümanizm olur.günahlar, çirkin sayılan işler için eyvallah.fakat bir de zalim denen kötüler var.kur'an'da kendileri hakkında "düşmanlık ancak zalimleredir" denilen güruh. sonuna kadar onlara karşı olmak, onlarla mücade etmek farz. zaten "kötülükle mücadele yolu"nda karşınıza çıkacak engel de zalimlerdir.mesela "kafirlerle savaş"ta kafir sığınma talebinde bulunursa savaşı kesip, onu gideceği yere güven içinde ulaştırmak gerekiyor. orda savaş bir anlamda kötülükle. o yüzden sığınma talebinde bulunana allah'ın kelamını dinleme fırsatı bulsun diye imkan sağlanıyor. (referans ayet için: tevbe 6)
birine devamlı kötüsün kötüsün demek onu iyi yapmaz. bir hastaya devamlı hastasın demenin onu iyileştirmeyeceği gibi. mesele kötülüğü bertaraf edecek hareketlerde bulunmak. asıl iyilik budur. kötülemek öldürür. hatasızlık,kusursuzluk beklemek gaflettendir. mesele hatadan dönmek,kusuru güç yettiğince gidermeye gayret etmektir.kendi yapmadığı hataları yapanları aşağılamak yani ibadullahı istihkar etmekte bir diğer büyük günahlardandır ki kibir o kişiyi cennetten mahrum kalmaya götürür. allah korusun. kötülüğe kızmak ile kötülüğü işleyene kızmak arasında bir perde vardır. kötülüğe kızabilen aradaki perdeyi merhametle eritmiştir. netice de kimsenin son nefesini kendi son nefesimiz dahil bilemeyiz.