uzunharmanlar’da bir davetsiz misafir – dertli sözlük
sezgin kaymaz tarafından kaleme alınmış, denklemlerle dolu, okuması keyifli, sürükleyici roman.-- iktibas --kaçtınsa kaçmışındır, dönemezsin, denklem bu! unutma, her korkuda binlerce eminlik vardır, göz karasında onca aydınlık mevcut...meselesi hiç bitmeyen, ankaralı erzurumlu teyze.evinin direği, canının paresi horoz rıza.koca bekleyen ayla, mümkünse hiç evlenmesin leyla, başlarında hanım ağa havvanım.mahallenin beyi, âlemin abisi beyabi.kaporta boyada, ayar azarda dünya devi kirkor usta.ve aspendos. ve leyla. ve misafir. ve hayat. ve ölüm. şımarmak bu kadar mı yakışmaz böyle bir ahuya?musa tüm lükslerini, ailesinin servetini, diplomasını geride bıraktı. uzunharmanlar'da en baştan, bir kez daha hayata başlayacak. sanki hiç yaşamamış, sanki hep burada yaşamış gibi. saniye kadar uzun, ömür kadar kısa bir konaklama olacak bu. bir de komşular bu kadar tuhaf davranmasa, bir de evden böyle tuhaf sesler gelmese, bir de geceleri akmış makyajıyla şu düşmüş peri bir görünüp bir kaybolmasa...sezgin kaymaz hayat kadar fantastik bir öykü fısıldıyor bu kez. var olmaya, yok olmaya, bir olmaya dair modern bir masal anlatıyor. uzunharmanlar'da bir davetsiz misafir, tekinsiz diyarlara edebi bir yolculuk.gerçek arayışta... önce bulacaksın, hakiki arama bulduktan sonra...buldun mu? o zaman şimdi ara.-- iktibas --
sezgin kaymaz'ın 1997 yılında kaleme aldığı bir edebi romandır. sürükleyici, hafif fantastik ve özellikle sonlara doğru merak uyandıran bir eser olarak karşımıza çıkmakta.

musa isimli ana karakterin bir mahalle içerisinde yaşadığı ruhsal gelgitlerine hayat içerisindeki denklemlerle çözüm bulmaya çalıştığı, aslında her bulduğu çözümle birlikte hem kendini haklı hem de bir o kadar haksız gördüğü bir durumdan yola çıkan ve belli yerlerde ince mesajlar veren bir eserdir.

dünyanın büyük bir denklem üzerine kurulu olduğunu, yaşamakla yaşanmadığını, kaçmakla kaçmış olmadığımızı, seviyorum demekle sevmiş olmadığımızı, aslında en büyük yasakları hiçbir şeyi yasaklamadan koyduğumuz dünyada eşitliğin her iki yanını da iyi görmemiz gerektiğini hissettiren bir eser...

aslında her şeyi elde etmenin insanda yaratmış olduğu o açlık duygusunun nelere neden olabildiğini bütün çıplaklığı göstermekte. onca varlık içerisinde yaşanıyordu en büyük açlıklar. al sana bu da bir denklem musa!