filistin'in hayfa şehrine bağlı tantura'da yaşayan rukayyen ve ailesinin işgalle beraber denizi ve hayatını bırakıp lübnan'daki mülteci kamplarına sürüklenişini anlatan radva aşur romanı.
yazarın ilk olarak hayfa'yı bütün detaylarına değinerek doğa güzelliklerini ve değerini anlatıp, komşu köylerde duyulan sonrasında tantura'yı saran işgali anlatması kitabın diğer bölümlerinde nasıl bir anlatım harikasıyla karşılaşılacağının sinyalini veriyor. taksim olayının, işgallerin, sürgünün, mülteci kamplarının her detayının yer alması yazarın bizzat kendi hayatında bunları yaşadığının en büyük kanıtı.
kitabın bir güzelliği de metin içerinde yer alan geleneksel şarkı veya türküleri dinlemek için karekodların olması.
misal ilk bölümlerin birinde köyde yapılan bir düğünde söylenen şarkı; https://youtu.be/24h_wvilwty
yıllar önce kudüs için aldığım derslerin birisinde (*) evlerinden zorla çıkarılan insanların tüm umutlarını bir gün geri dönmek adına bir kapı anahtarına bağladıklarını anlatmıştı.yıllar sonra, evinden zorla çıkarılan bir kadının seneler geçmesine rağmen boynundan asla çıkarmadığı anahtarının hikayesini okumak haftalarca anlatılabilecek derslerin özeti oldu.
kitabın kapağı haricinde her bir ayrıntısı çok güzel hazırlanmış. lakin kapak kitabın vuruculuğunu yansıtmıyor.
-- iktibas --
tek bir hikaye içinde kaç savaş kaldırabilir ki? hem küçük şeyleri önem sırasına göre hepimizin yaşadığı büyük korkularla nasıl bağlayacağım?
savaşta insanlar rabbimizin bizi yarattığı gibi davranmazlar. mizaçlar altüst olur, denge şaşar. dağılan tek şey üst baş olmaz, kalpler de darmadağın olur.
saygın bir insan i̇srail'in adını duyunca rahatsız olur.
-- iktibas --
kitapta en çok hasan karakterini sevdim. direnişinin sessiz ve asil olup en etkili yol olan farklı yerlerde farklı kişilere anlatıp silahtan ziyade insan/bilinçli insan toplamak olduğunu aktardığı için sanırım. rukayyen'in mülteci kampında dahi olsa ilk vazifesinin annelik olduğunu davranışlarıyla söylemesi ve önceliği ona vermesi çok etkiledi. ayrıca visal ile olan kardeşliği ve visal'in turiste i̇srail'i anlattığı yer muazzamdı
yazarın ilk olarak hayfa'yı bütün detaylarına değinerek doğa güzelliklerini ve değerini anlatıp, komşu köylerde duyulan sonrasında tantura'yı saran işgali anlatması kitabın diğer bölümlerinde nasıl bir anlatım harikasıyla karşılaşılacağının sinyalini veriyor. taksim olayının, işgallerin, sürgünün, mülteci kamplarının her detayının yer alması yazarın bizzat kendi hayatında bunları yaşadığının en büyük kanıtı.
kitabın bir güzelliği de metin içerinde yer alan geleneksel şarkı veya türküleri dinlemek için karekodların olması.
misal ilk bölümlerin birinde köyde yapılan bir düğünde söylenen şarkı; https://youtu.be/24h_wvilwty
yıllar önce kudüs için aldığım derslerin birisinde (*) evlerinden zorla çıkarılan insanların tüm umutlarını bir gün geri dönmek adına bir kapı anahtarına bağladıklarını anlatmıştı.yıllar sonra, evinden zorla çıkarılan bir kadının seneler geçmesine rağmen boynundan asla çıkarmadığı anahtarının hikayesini okumak haftalarca anlatılabilecek derslerin özeti oldu.
kitabın kapağı haricinde her bir ayrıntısı çok güzel hazırlanmış. lakin kapak kitabın vuruculuğunu yansıtmıyor.
-- iktibas --
tek bir hikaye içinde kaç savaş kaldırabilir ki? hem küçük şeyleri önem sırasına göre hepimizin yaşadığı büyük korkularla nasıl bağlayacağım?
savaşta insanlar rabbimizin bizi yarattığı gibi davranmazlar. mizaçlar altüst olur, denge şaşar. dağılan tek şey üst baş olmaz, kalpler de darmadağın olur.
saygın bir insan i̇srail'in adını duyunca rahatsız olur.
-- iktibas --
kitapta en çok hasan karakterini sevdim. direnişinin sessiz ve asil olup en etkili yol olan farklı yerlerde farklı kişilere anlatıp silahtan ziyade insan/bilinçli insan toplamak olduğunu aktardığı için sanırım. rukayyen'in mülteci kampında dahi olsa ilk vazifesinin annelik olduğunu davranışlarıyla söylemesi ve önceliği ona vermesi çok etkiledi. ayrıca visal ile olan kardeşliği ve visal'in turiste i̇srail'i anlattığı yer muazzamdı
