melahi ivec – dertli sözlük
li vechillah! elemde kırılmadılar
sürünün düzü evet, ince ivicacat ama merdiven
düşünce, sadece dizleri kesmez
anne kendi kursağını doldurur ama yanlışlıkla yutkunur
kabul ve rahmet kurur
çocuklar çok sendeler, olur ama büyümeleri bir gün durur
şamar, aralarında uyu, geceyi endişeyle sabah, bilye vuruş çığır arkadaşının adını gerçekten havadan sudan konuş.
hayalini kuracak şeyler on yaşında bir günlüğüne ara verir geceleyin gözlerinin önünde pembe, mavi yada kırmızılar uçar.
biraz sevip biraz ağlar süzülür acı su tadar.
susar
eller acıyla tatlıyı katlar âlemin eli yılan dolalı çok şeyi yanlışlıkla yutmak zorunda kaldı.
hata ise köprü mü insan? altından çok su aksa ne yarar
cesetler koyulsa yine cana adım atmazlar zamana
pişmanlar bir kuyuya atılsa köleymiş satılsa yada asılsa canı alınsa suçu bir sübyan üstlenir bilmez hangi taşa basılır
böyle kömür duvarlara yazılır kalbinden cevrile
varmaya varılmaz böyle bir yere
bir şuur girer ise bu bezme kaybı ne büyük gelmeli, öylesi ne kaybıyla ne varıyla zerre yer edinemedi.


orada baktığında nimetler ile büyük bir mülk görürsün
وَإِذَا رَأَيْتَ ثَمَّ رَأَيْتَ نَعِيمًا وَمُلْكًا كَبِيرًا

çabuk geçecek dunyayı gözdeler, dar günü ummuyorlar.
إِنَّ هَؤُلَاء يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَاءهُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا

onları biz meydana getirdik, sıkı bağ ile eledik. dilesek yok olurlar, yerlerine benzerleri getirilir.
نَحْنُ خَلَقْنَاهُمْ وَشَدَدْنَا أَسْرَهُمْ وَإِذَا شِئْنَا بَدَّلْنَا أَمْثَالَهُمْ تَبْدِيلًا

mutlak öğüttür. i̇steyen uyar, rabbine varmak için bir yol tutar.
إِنَّ هَذِهِ تَذْكِرَةٌ فَمَن شَاء اتَّخَذَ إِلَى رَبِّهِ سَبِيلًا