çağımızda sadakat insanlığın en büyük ihtiyacıdır. allah'a verdiği kulluk sözüne sadık olan bir insan ne kendi nefsine ne de başkasının nefsine zulmetmeye tâkat bulamaz. şeytanın da adem'in de işlediği bu ilk günah verdiği söze kulluğuna ihanettir.aradaki fark nefsine zulmettiğini fark edip itiraf etmek ve ondan dönebilmektir. adem döndü ve tövbe ile yeniden şeref buldu. allah'a ve rasulüne itaat, ebubekir sadakati ile işittik ve iman ettik kıvamındaki bağlılık insana eşrefi mahlukat makamını kazandırır.allah'ın yeryüzünde koyduğu hiçbir ölçüye ve düzene aykırı hareket edemez halde adeta yörüngesinde akıp giden gezegenler gibi görünmeyen bir kuvvetle onun rızayı ilahisi etrafında bir kulluk sadakatle mümkündür. i̇nsan o'na teslim olmadan âdil olmaya, merhametli olmaya, affedici olmaya güç yetiremez. bir kul ancak o'na sadakati nispetinde güneşin nuru ile etrafını ay-dınlatır. bu yalnızca bir yansımadır ve araya girecek her perde zulmettir. nefse ve ben-i adem'e zulümdür. kulluğuna, insanlığına, aklına, allah'ın hakkımızdaki muradına sadakat bizim kurtarıcımız olacaktır. o yüzden ebubekir sıddık ikinin ikincisiydi.hz ömer'in adaleti, hz osman'ın edebi,hz ali' nin ilmi sadakatten birer cüz idi.
