göz yaşım şelale…
bin tane canın olsa hepsini allah için feda eder miydin?
abdullâh bin huzâfe(r.a.) hz. ömer'in(r.a.) hilafeti döneminde rumlara esir düşer. kral ilk önce abdullâh bin huzâfe'yi(r.a.) bir eve kapattırıp günlerce yemek vermez. daha sonra ona bir miktar şarap ve domuz eti gönderir. ancak abdullâh bin huzâfe(r.a.) her ikisine de elini sürmez. kral ona "seni yiyip içmekten alıkoyan nedir?" diye sorduğunda: "gerçi zaruret onlardan yeme ve içmeyi bana helal kılmıştır. ama ben seni kendime ve i̇slam'a güldürmek istemedim" der
kral onun bu tavrı karşısında "sen hristiyan olsan da mülkümün yarısını sana verip kızımı da seninle evlendirsem olmaz mı?" diye sorar. abdullâh (r.a.) "dinimden göz açıp kapayıncaya kadar dönmem karşılığında, kendi mülkünün tamamını ve hatta bütün arap mülkünü versen bile asla bunu yapmam" der.
kral, abdullâh (r.a.)'ı çarmıha gerer ve korkutmak için isabet etmeyecek şekilde üzerine doğru birkaç ok attırır. kral, abdullâh (r.a.)'ın hiçbirine aldırış etmediğini görünce kaynar kazana atılması emrini verir. abdullâh (r.a.) kazan'a götürülürken ağlamaya başlar. kral, fikir değiştirdiğini zannederek abdullâh (r.a.) yanına getirir ve tekrar hristiyan olmasını teklif eder. bu teklifi halen şiddetle reddettiğini görünce "öylese niçin ağladın" diye sorar. abdullâh (r.a.) şu cevabı verir:
"zannetme ki senin bana yapmak istediğinden korkarak ağladım. ben allah yolunda verebileceğim bir tek canım olduğu için ağladım. kendi kendime: sen şimdi bir tek can taşıyorsun. şu kazana atılacak allah yolunda bir anda ölüp gideceksin. halbuki vücudumdaki kıllar adedince canım olmasını ve her biri için bunların allah yolunda bana tekrar tekrar yapılmasını ne kadar arzu ederdim" diye düşündüm der.
abdullâh (r.a.)'ın sergilediği bu müthiş tavır kralın çok hoşuna gider ve:
"başımı öp de seni serbest bırakayım" der. abdullâh (r.a.) başka bir teklifle karşılık verir: "benimle birlikte bütün müslüman esirleri de serbest bırakır mısın" diye sorar. kral "evet bırakırım" deyince abdullâh (r.a.) kralın başını öper. o gün 80 müslüman serbest bırakılır.
batı medeniyetlerinin superman, batman, kaptan amerika gibi bir sürü hayal mahsulü kahramanları var. bizim kahramanlarımız ise tamamen gerçek. hayal gücünün sınırlarını zorlayan kahramanlıkları gerçekten yapmışlar. ama yine de onların hayal mahsulünden ibaret kahramanlarını, kendi kahramanlarımızdan daha iyi tanıyoruz. çok üzücü..
