- kuran yeter demek mantıken eksik olduğundan hatalı bir cümledir. yetme durumu iki taraflıdır. bir taraf yetmesi beklenen nesne, ikincisi kendisine yetecek olan zamir. bu cümlede kuranın yetkinliği ile zamir olan kendilerinin yetkinliği iltibas edilip mesele bulandırılıyor. dolayısıyla kuran yeter cümlesinde kuranın yetkinliği vurgulanıyorsa, zamirin istifadesi münhal (boş) bırakılmıştır. eğer zamirin yetkinliğiyse kuranın yetkinliğinden dem vurulmamıştır. eğer ikisinin de yetkin olduğu belirtiliyorsa cümle hatalıdır ve vakide de hatadır. herhangi birşeyin tüm zamirler üzerinde aynı etkiyi tesir ettiği mümkün değildir. mesela dünyada hiçbir beyan, hiçbir iş, hiçbir yemek, hiçbir su, hiçbir etken; etki ettiğinden bağımsız bir etki üretemez. yani su kimine yarar, kimi hastaya zehir olur. bal kimini iyi eder, bebeklere yedirilmez. bu durum suyun veya balın yetkinliğine halel getirmez. kuran zatında kusursuz ve yetkindir, fakat tesir edeceği, etkileşime geçtiği zamirin niteliği, muhtaçlığı ek beyana ihtiyaç duymaya sebeptir. yani burada yetmeyen kuran değildir. dolayısıyla kuran size yetmiyor mu sorusu mantıksız, hata yaptırmaya yönelik, maksatlıdır.
- kuran kendi ayetleri hakkında muhkem ve müteşabih diye ayrım yapmıştır. yani bazı ayetlerin teşbih yani benzetmeler içerdiğini söylemiştir. benzetmelerle anlatılan bir konunun açıklığıyla, benzetme olmaksızın yapılan açıklamanın aynı açıklıkta ve etkide olduğunu söylemek batılın en diplerinden bir iddiadır. demek kuran, bütün ayetlerin aynı apaçıklıkta olduğu iddiasını yalanlar, ayetler arasında anlatım farkları ve dolayısıyla anlayışı etkileyen ve çeşitlendiren teşbih gibi etkenler vardır der.
- huruf-u mukatta diye bilinen bazı sure başlarındaki harfler ki "ayettirler" hiçte apaçık değillerdir. bırakın apaçık olmayı hatta şifre gibidirler. bu arkadaşlar يس , طسم, طه, كهيعص gibi harflerin apaçık manalarını ortaya koyarlarsa çok memnun oluruz
- kuran kendi ayetleri hakkında muhkem ve müteşabih diye ayrım yapmıştır. yani bazı ayetlerin teşbih yani benzetmeler içerdiğini söylemiştir. benzetmelerle anlatılan bir konunun açıklığıyla, benzetme olmaksızın yapılan açıklamanın aynı açıklıkta ve etkide olduğunu söylemek batılın en diplerinden bir iddiadır. demek kuran, bütün ayetlerin aynı apaçıklıkta olduğu iddiasını yalanlar, ayetler arasında anlatım farkları ve dolayısıyla anlayışı etkileyen ve çeşitlendiren teşbih gibi etkenler vardır der.
- huruf-u mukatta diye bilinen bazı sure başlarındaki harfler ki "ayettirler" hiçte apaçık değillerdir. bırakın apaçık olmayı hatta şifre gibidirler. bu arkadaşlar يس , طسم, طه, كهيعص gibi harflerin apaçık manalarını ortaya koyarlarsa çok memnun oluruz
