türk’e tapmak – dertli sözlük
iletişim yayınlarından çıkan tam ismi "türk'e tapmak: seküler din ve i̇ki savaş arası kemalizm" olan kitap. onur atalay'ın galatasaray üniversitesinde hazırladığı doktora tezinin kitaplaşmış hali.

tek parti döneminde kemalizmin ve mustafa kemal kültünün oluşma süreci tarihi vesikalarla anlatılıyor. "gazi" imajının mistik bir kisveye bürünmesi ve neredeyse tanrısallaştırılmasının analizi kitabın en vurucu kısmı.

misal, onuncu yıl marşı'nın yazarı, gazi'nin "sofra arkadaşı", meb'in kitaplarını bestığı behçet kemal çağlar'ın en büyük türkün huzurunda isimli şiirine bakalım:

nerde böyle bir kıble gösteriyor hangi din?
ayağının altında peygamber muhammedin
ani bir mucizeyle bir miktar uçan kaya,
yanında adi bir taş parçası ey çankaya!
miyraca çıkmış gibi rabba kavuşmuş gibi;
kalbim çırpınmaktadır arşa değmiş kuş gibi!
(...)
gam yemem cehennemin aslı varsa ne çıkar!
madem yanan alnımda dudağının izi var
(…)
i̇şte dizüstü geldim gözlerim dolu dolu;
rab kulu olsun iller.. bizler gazi’nin kulu..
cemalini vaat etsin allah başka kullara:
bize nasip olmuştur şimdiden bu manzara!

faruk nafiz çamlıbel'in kahraman isimli piyesinden:

tanrının hıncı tufan kesildiği bir günde
i̇manlı kullarını yüce dağlar üstünde
gemisiyle aylarca dolaştıran kaptana
nuh nebi diyeceksin adını sorsam sana.
bence daha bunlara doğru bir ad konmadı,
konulan ad duyulan büyük korkunun adı.
dalganın, fırtınanın yeri, yurdu bu toprak,
lâzım mı her kuvvete ayrı ayrı ad komak?
bize sorsan bunların hepsini bir ederiz,
sonra onun adına mustafa kemal deriz,
(…)
bizim için tufan da, nuh ta odur arkadaş!
(…)
sevmek değil bu,
tapmağı da gölgede bırakan bir meyil bu!
o, güneştir… dört faslın bir tek güneşi gibi
hem yakan hem yaratan iki kudret sahibi
(…)
hiçbir ilâh olamaz ondan güzel:

hatay milli marşı'nın ikinci kıtası:

mezhebimiz kamâlist, biz asrî hatalarız
“tarihten önce vardık tarihten sonra varız”
sünni, şii yerine kamâlizme taparız
“tarihten önce vardık tarihten sonra varız

bunun gibi yüzlerce örnekle mustafa kemal mitinin oluşumu tartışılıyor. yine bu dönemde medeniyet, bilim ve milliyetçilik kutsallaştırılarak seküler alandan çıkarılıp yarı-dini bir pozisyona sokuluyor. bunun kurumsallaşması da "medeniyet mabetleri" denilen halkevleri ile yapılıyor.

kemalizmin tarihini anlamak için çok çok önemli bir kitap.

ah ah! o arada 50-60 yıllık bir nesli kaybettik. şimdi de onların yetiştirdikleri ile uğraşıyoruz. vatanına milletine “aşık” ama din düşmanı “nice müslümanım diyenin yaptıklarını yapmayan kalbi temiz müslüman” bireyler. biz bir avuç dinini yaşamaya gayret edenlere “böyle dininizi yaşıyorsanız atatürk sayesinde” diyip nice hocaefendi’nin o istiklal mahkemelerinde asıldığını bilmeyen ya da bilsede bir anlam ifade etmediği görülen insanlar. bu komadaki insanları kendine getirmek o insanı önce komada olduğuna ikna etmekle başlamalı. sonra tedavi,ameliyat,ilaç.. hasta olduğunu kabul etmeyeni tedaviye ikna edemiyorsun.