erol güngör bu konuda;i̇slam ülkelerinin enerji kaynaklarını ve sermayeyi ellerinde bulundurmasının bir medeniyet kurmak için yeterli olmadığını söyler.önemli olanın bu kaynakların ve sermayenin yönetilmesi olduğu üzerinde durur.islam dünyasının yeniden yücelmesi mümkün olacaksa bunun siyasi gelişmelerde değil tefekkür sahasında aranması gerektiğini anlatır.islam davasının asıl yükünü fikir adamlarının boynuna yükleyen yazar,medeniyetlerin inşasının politikacılar eliyle değil alimler ve sanatkarlar eliyle olacağını ifade eder.yeni bir islam medeniyetini de ilim ve sanat adamlarında görür.onların gayretiyle müslümanlar arasında bir silkinme ve kalkınma olursa siyasi hedeflerin kendiliğinden gerçekleşeceğinden bahseder.
