metro turizm – dertli sözlük
en öne binmeyiniz yolunuz kısaysa sorun yok ama yirmi dört saat ölüm ile yaşam arasında gidip gelmemek için binmeyin yani, şoförün bir milyon tane sigara içmesi ayrı dert, araba kullanırken yine bin kere telefonla konuşması ayrı, şoför değişikliğinde ikinci şoförün geceleyin gözlerinin kapanıp kapanıp açılması, cidden yirmi saatten sonra artık uyku moduna geçip ölürsem de ölürüm diyorsunuz.
bu kadar kötülemek istemezdim ama bilinmesi gerekiyor.
tekerli tabut olarak adlandırılan firma. piyasadaki en fazla kaza ve ölümlü kaza oranına sahip firma.
bazen bir köy otobüsü bazen de 5 yıldızlı konforun adı, bu tamamen yolculuk yaptığınız yere ve zamana bağlı. metroya çok küfrettiğim zamanlar da oldu iyi ki var dediğim zamanlar da oldu. ancak metro olmasa birçok sevdiğim insanla çok daha az görüşebilirdim. bu arada metro'nun havadaki versiyonu (bkz:pegasus)
bilet üzerinde belirtilen varış saatine aykırı olarak her zaman geç varış yapan, oldukça yavaş ilerleyen otobüsle seyahat hissini doruklarda hissettiren anadolu'nun bir otobüs firması...
vasat bir otobüs firması, dinlenme tesisleri, ikramları, müşteri ilişkileri, araç kaliteleri.. hatta vasatın altında desem haksızlık mı etmiş olurum bilemedim..
namaz molası vermeyen otobüs firması. (böyle bir talebimiz oldu mu ki (http://www.fetvameclisi.com/fetva-otobuste-namaz-4949.html))

--- iktibas ---
hayatımın erken dönemlerinde öğrendim ki eğer bir şeyi istiyorsan, biraz gürültü yapsan iyi olur. (malcolm x)
--- iktibas ---
bir keresinde dayıma buradan telefonla bilet alma girişiminde bulundum. ödemeyi kredi kartı ile yapacaktım ve görevli benden kredi kartı numarasını istedi. i̇şin ilginç yanı kredi kartı bilgilerini direk görevliye söylemek durumunda kaldım. normalde yapmazdım ama o zaman o bileti almam lazımdı. görüşmenin sonunda aramızda şöyle bir diyalog geçti.

görevli: başka bir arzunuz var mı beyefendi?
ben: evet var
görevli: buyrun?
ben: bilet bilgilerimi e-mail adresime gönderebilir misiniz?
görevli: malesef gönderemiyoruz efendim dedi
ben: sağlık olsun ne yapalım.
amerikada dünya devi şirketler müstakil evlerin garajında kurulurken, ne de olsa burası türkiye cümlesini anlayabilmek mümkün değil.