türk milleti – dertli sözlük
türk kökünden gelenlerle türk kökünden gelmiş olanlar kadar türkleşmiş kimselerden meydana gelen topluluktur.
kimse türkleşemez.bu bir ırktır. i̇deoloji yahut din değil. herkes ırkıyla doğar. hangi ırktan oldugununda bir ehemmiyeti yoktur.neyse mevzu türk milleti. türk milleti allahın hidayeti ve inayetiyle tarih boyu islam'a hizmet eden savaşçı müslüman bir millet olmuş.bizde bununla iftihar ederiz.ha ayni zamanda islamı yerin dibine geçiren türklerde olmuştur. bunlarda ırkan türktür ama kafirdirler. azılı islam düşmanıdırlar. eee ne diyelim. ne mutlu müslümanım diyene. (*)
şanlı bir geçmişe sahip koca millet.

tarihinde utanılacak hiçbir şey yapmamıştır. bilakis gurur duyulacak işlere imza atmış, bu gururu bizlere armağan etmiştir. -allah bir daha yaşatmasın- bu ülkede "türküm" demenin faşizm olarak anıldığı bir dönem geldi ve geçti. herhangi bir milletten olduğunu söylemek serbest ama "türküm" demenin faşizm olarak anıldığı bir dönem. o nedenle adı barış, çözüm gibi şeylerle anılan saçma sapan politikalara hep şüpheli bakacak bu millet. bir de işin öteki boyutu var tabi. selefileştirilmeye-araplaştırılmaya çalışılan müslüman türk. suriye olayları ile beliren ümmetçilik-islamcılık diyerek çevrilen dümenin getirdiği nokta.
aşure gibi millettir. buğdaylar, pirinçler, kuru fasulyeler, kuru üzümler, nohutlar, fındıklar, cevizler, portakal kabukları, elmalar, kuru incirler, tarçınlar, narlar...buna rağmen aramızda ırkçılar, göçmen düşmanları var. anlamak mümkün değil.
duygusal bi millet. bu kadar duygusallık bize zarar. eğitim kurumları, siyasiler, medya herkes bunun farkında ve bu konuda usta olmuş artık.

dersini aldığım çok bilmiş bi hocam var. dönem boyunca aşırı kısıtlayıcı bi tavırla bize yaklaştı. fakat ne hikmetse her fırsatta bize düşüncelerimizi açık yüreklilikle dile getirmemizi buyururdu. kendi adıma buna rağmen adabınca düşüncelerimi söyler, eleştirimi yapardım. bugün dersinin son sınavını verdim ve elveda deyip sevinirken bir mesaj atmış. mesaj bir destan niteliği taşıyor olabilir. tarihe geçsin :)) bizi övmüş, yeşeren umutlarından bahsetmiş, öğütler vermiş. adeta bir mr. keating rolü. biz yer miyiz bu numaraları? sonra da sınıf grubumla paylaşmamı rica etti. paylaştım. şu an grupta bir duygusallık, ''ah canım hocam ne hocaydı ne dersti, hangi ara bitti, en sevdiğim hoca, ikinci dönem de dersini alsak''lar...
sonuç: son dakika golünü alttı ve zihinlerde bu şekilde kalacağına inanıyor. ama ben burada samimiyet olduğuna inanmıyorum.