kayıt

abdulkadir geylani

  1. 1
    *
    evliyânın büyüklerinden. künyesi, ebû muhammed'dir. muhyiddîn, gavs-ül-a'zam, kutb-i rabbânî, sultân-ul-evliyâ, kutb-i a'zam gibi lakabları vardır. İran'ın geylân şehrinde 1078 (h.471)de doğmuştur.
    #385592 filozofkarga | 9 yıl önce
     
  2. 2
    Müslüman, yüzü gülerken kalbine bıçak saplanandır.

    (Abdulkadir Geylani)
    #430437 zail | 7 yıl önce
     
  3. 3
    şöyle bir sözü vardır;

    "Bizden öncekilerin güneşleri battı, bizim güneşimiz ise ebediyete kadar batmayacaktır."

    müridleri ve mühim zatlar üzerindeki tasarrufunun kesilmeyeceğine işarettir.
    yerde iken arş-ı azamı seyrettiği tevatür ile naklolunmuştur. elbette böyle bir zat, haşa, hevasından konuşmaz.
    #480634 münkesir | 9 ay önce
     
  4. 4
    islam bahis mevzu olunca, bütün meydan bu zatların elinde olduğu halde;
    bugün münafıkların melabegahı olan medyanın güdümünde olan insanlık ve müslümanlar gündeminde; pek sahte adamlara güneşvari(!) şualar yayıyormuş izlenimi veriyorlar.
    sloganlarla, sinematik sunumlarla, düzmece münakaşalarla, sahte toplanmalar ve dağılmalarla esasoğlan haline getirilmeye çalışılıyor, içimizdeki güdümlü füzeler hemen el etek öpmeye başlıyorlar.

    bin dörtyüz yıllık kütüphane-i islamın yaklaşık bin yıllık kütüphanesini şu topraklar, şu zemin-i asya tevlid etmişken, daha bugün bunların onda birisi bile hakkıyla tazim edilememiş, bilinmemişken; halen daha kahraman ve halaskar araması; ümmet-i islamın iltihaplı bir yarasıdır.

    -- spoiler --

    Mesela büyük bir mühendisin, bir hastalığın keşfinde ve tedavisinde bir küçük tabip kadar hükmü geçmez. Ve bilhassa maddiyatta çok tevaggul eden ve gittikçe maneviyattan tebâud eden ve nura karşı gabileşen ve kabalaşan ve aklı gözüne inen en büyük bir feylesofun münkirane sözü, maneviyatta nazara alınmaz ve kıymetsizdir.

    Acaba yerde iken arş-ı a’zamı temaşa eden, hârika bir deha-yı kudsî sahibi olan ve doksan sene maneviyatta terakki edip çalışan ve hakaik-i imaniyeyi ilmelyakîn, aynelyakîn hattâ hakkalyakîn suretinde keşfeden Şeyh-i Geylanî (ks) gibi yüz binler ehl-i hakikatin ittifak ettikleri tevhidî ve kudsî ve manevî meselelerde, maddiyatın en dağınık ve kesretin en cüz’î teferruatına dalan ve sersemleşen ve boğulan feylesofların sözleri kaç para eder ve inkârları ve itirazları, gök gürültüsüne karşı sivrisineğin sesi gibi sönük olmaz mı?




    #480636 eren | 9 ay önce
     
  5. 5
    yunus emre'nin * hakkında bir şiiri de vardır;

    Seyyâh olup şu âlemi ararsan
    Abdülkâdir gibi bir er bulunmaz
    Ceddi Muhammed’dir eğer sorarsan
    Abdülkâdir gibi bir er bulunmaz

    Benim şeyhim beni Hakk’a götürür
    Nice müşküllerim onda bitirir
    Muhammed’in sancağını getirir
    Abdülkâdir gibi bir er bulunmaz

    Cümle evlâdına yeşil yaraşır
    Aşkı gelir bu çağlarda dolaşır
    Ona dervîş olan Hakk’a ulaşır
    Abdülkâdir gibi bir er bulunmaz

    Giderler gazâya çalarlar satır
    Dâimâ yaparlar hoş gönül hatır
    Bağdad’da türbesi nûr olmuş yatır
    Abdülkâdir gibi bir er bulunmaz

    Hakk teâlâ yerin göğün güzeli
    Hoş nazar eylemiş sana ezeli
    Evliyâlar serçeşmesi güzeli
    Abdülkâdir gibi bir er bulunmaz

    Âşık Yûnus biz çekelim zahmeti
    Üstümüzde hâzır ola himmeti
    Oğlum demiş ona Resûl Hazreti
    Abdülkâdir gibi bir er bulunmaz
    #481934 münkesir | 3 gün önce