dertli sözlük yazarlarının şiirleri – dertli sözlük
yorgunluğumu iyiye yoruyorum.
akıtılan her terin alındaki resmi farklı.
yetenek de gerekmiyormuş ressam olmaya.
alın. size her gün farklı bir resim çiziyorum.
ben çizdikçe suskunluk abideleri kazanıyor.
hamd olsun diyorum.

doyuyorsa inancım,
bitiyorsa yürek sancım,
sonsuzluksa amacım,
hamd olsun.
varsın az olsun.

anne yüreği gibi,
baba fedakarlığı gibi,
onlar yedikçe ben doyuyorum.

fikir hamalıyım.
kendi kendimi inşa ediyorum.
inşaallah diyorum.
yapımı bir ömür süren,
inşaat halindeyim.
sokturmuyorlar fikirlerin içine,
tehlikeliyim.
yasağım.

sokağımda öldürülen harfler var.
olmaz, olamaz.
nasıl gider ve nereye kadar.
dur demeli,
sur delmeli.

kanunlarımı ben koymadım ki,
cezasını ben vereyim.
oluyorsa güzel şeyler,
tamamdır.
gerisi boş.

kazanmak mı?
bilemem.
sadece hamd olsun.
kaybetmek mi?
olsun.

gül ürüyorum.
misk sürüyorum.
olabildiğince gülüyorum.

cici isyanlardayım.
fark etmez.
hamd olsun.
(vurgula: ...tesbihe dizdim pişmanlıklarımı,
hacdan dönen hacıların dağıttığı kadar,
pişmanlık tesbihlerim var...

tek tek çekiyorum artık,
ah... ah... ah...)
bir gözü kör zamirler
mezmur gönüllü kızı
işaretlemişler hicaz şarkıya
koşuşturmalar başlamadan evveldi
tüm bunlar

koşuşturmalar

istikamete selamet veren
nerede ise sağ işaret parmağı
yön tayin etmiş
bu taraf
o taraf
şu tarafa

her işaret bir yol çizmiş
bu o şu yıllardır
tabeladır izlek bilmezlere
sıfatlara can vermiş
edat sen dur!
ünlem geçecek

ünlem

çağırmayla başlamış dirimi
ve ardı sıra bir gölge
yanık, boz bozlak çığırtı
hayret edip şaşıran sese
beis görmemişler sele
dünden havesli kapılmaya

yârin ensesine bir şaplak
atamadınsa kervandan çık
dedemin ağıtı
kasıkta at koşturmaz
niyetin bu ise eğer
ihtimaller aşkına!

ihtimaller aşkına
bu kadeh
ve yandaki burun sürten
sümküren yük mektubu
daha niceleri,
geniz yakan asfalt kokusu
güle eziyet
ve aşınmış balata
kime niyet?

ötede cern
beride erke
içte her daim şehvet
belediye önü
eylem alanı
sıkılmış yumruklar
eylem var
kaybolmuş örtüsünde nine
üzgün kızının üzerine yine de örtmüş yorganı
torundan alıntı öfke ile

atan tutan asan kesen ne çok
demişti oysa kırık karneli çocuk
çocuk olmasına çocuktu
ama nasıl biliyordu
kurbağayı bilim aşkına yarmayı?
babasının gözlüğünden mi yansımıştı
yarılmış kalpler

üzerime gelme çocuk bugün
bak uyarıyorum elim ağırdır
kamu tarifesi çok konuşturur
ödeme talimatı da cabası
bak çocuk gelme uyarıyorum
bugün üzerime ağırdır elim
kadın doktor cılk
izmarit kadar eringen
elleri naylon
bak çocuk uyarıyorum
kravat takışıma aldanma
es'imi pes'e yorma
bir yanım osmanlı.

28.01.2011 02:06
(b: çekyat)


ağlamaz plastik kapılar pencereler
tokmak takısı yoktur lastik kapıların
takısız güzellik nasıl olacaksa

saksılar isyandadır durmaz artık
saklanacak sırrı kalmamış
gıcırdak alüminyum pencerelerde

ısıtmaya muktedir olamayan petekli kalorifer
uyuyan kedileri cazip kılmaz
oysa altıgendir tüm petekler

tavana ışık oyunları aksettirmez
yatağa giren çocuğa düş olacak
kendisi uyuyan kömür sobaları

kuşlar şaşkın uçuyor
alışamamış garipleşmiş
konacak pervaz bulamamaktan

çekip yatmaya benzer
hayatımız bu evde çekyat
12.09.2004
rüyaya uyanmak

ne zaman bir dengesizliğim dünyaya gelse,
adını sen koyuyorum.
ve sessizlik dolu umutsuzluğumun şarjörü.
sen bitirmelisin işimi
çünkü susarak vurulmak istemiyorum.
o yüzden dedim ya,
dizlerinde uyutarak
uyandır beni bu hayattan.


(bkz:filozofkarga)
giriş

şimdi bir şişenin ağzında iki damlayız seninle
biraz sessiz, biraz yorgun ama düşmeye hevesli hala.
muhabbetimiz açılır imge denizine düşersek
koyverme kendini,
bu durgunluk başlangıçlara sıkkınlığımızdan
yaşımız yirmibeş üstü
her hitabetimizin yarım kalmasından bu tecrübemiz
dilsizliğimiz konuşarak tükenen inancımızdan aşka
bekle düşeceğimiz o kısa zaman aralığını.
ellerimi ovuşturmam soğuktan değil
onlar;
ellerini gösteren bir çift ok işareti.
bir kalp panayırı hazırlığında

(bkz:filozofkarga)
-kimin i̇çin yaşıyoruz,kimin i̇çin-

karşımda duran o sinir bozucu şeyler
yine en güzelini isteyişim
birden beliriyor
birden sönüveriyor
tuba ne anlama geliyor biliyorum
saklıyorum bir kenara

kendiliğinden boşalıyor
düzüşmek,kavga etmek hoşuna gidiyor
üç gün
üç gece
aman allah'ım nasıl zevk
hangisinden başlamalıyız

sizce hayata nasıl başlamalıyım
takip ettiğim kıza sorsak ne cevap verir
i̇şime yarayan arkadaşlarımdan başlasak
neden ölmesin benim yerime o çocuk
filmin sonunda binaları patlatan
dünyayı filmde kurtaran adam neden ölmesin.

(bkz:musab)
-tamah-

mersedesin süsü ve görünürlüğü olmalı
almanlardan çıkmalı bizim ki ayaklarını sağlam yere vurmalı
söz gelimi libya'da devrim konuşuluyor
kimine göre dünya sallanıyor
gündemi değiştiriyorum herşey unutuluyor
nasıl bizde amacın yerini gaye alıyorsa devrimin yerini de fetih alıyor.

yabancıların gözüne girmen birşeyleri aklar belki
sadece babalarından başla sıralamana iyi yap
baş ol
başına kaldır
başından başla
sevdiklerini arkadan seyret göt ol sadece
takılma onlara dinleyici ol
bir slogan at;
tek yol devrim !

siyahi adam olacaksın 'bunu da söylim'
dişlerin bembeyaz,bakışların kanlı
yukardan bakacaksın,ayrımcılık yapacaksın
katletmeyi bileceksin mazlum rolünü es geçmeyeceksin.
boy,pos yerinde
dalga desen vurdun mu masada
kalır mı ki ?
i̇ğrenilmesi gereken birşey aslında ama buydu yapabileceklerimiz
yapılması gerekenleri sıraladığın gün anlayacaksın
kim bu diyeceksin benim için bu kadar zahmete katlanmış

görsellikten haz duyarız ve içimizde hissederiz
ne olacaksa olsun
bu yüzden kadınsızlık başa bela
mersedes bu yüzden güzel
devrim bu yüzden güzel
kadın bu yüzden güzel
senin güzelliğin mi herşeyi anlamlı kılıyor yoksa benim ihtiyaçsızlığım mı ?
benden iğren,yalanlarıma ortak ol ve tokat at.
zaten her şeyin üst üste geldiği bu vakitte rüyalara tamah ediyorum.
nefret ederim sonra aşık ederim tüm mesele bu.

(bkz:musab)