araplar bizi sırtımızdan vurdu yalanı – dertli sözlük
(bkz:biz)
o halde soru şu;
biz kimiz? araplar kim? cümlede arapları bizden mücerret kılan şey ne?

hülasa; mevzu bir takım arap kabilelerinin seneler evvel düştükleri hata değil. mevzu daha cümle kurulurken kendini ifşa ediyor.

osmanlıyı yıkılırken son darbeyi de bu ulusalcılar vurmadı mı?

ve nihayet;
milliyetçi refkleslerle düşündüğünüz sürece ümmet şuuruna erişemezsiniz.
öncelikle osmanlıdan yola çıkarak sormalı aslında "biz dediğiniz kimdir?" osmanlı bir türk devleti olarak mı anıldı yoksa "âli osman" olarak mı? çoğunluğu türk olsa da bu devlet bir karma nüfus çerçevesi içindeydi. onlarca devleti ve coğrafyayı hükmü altına alan bir devleti tek millete mal etmek doğru bir tavır değildir zaten. batılıların sürekli "türk devleti" olarak andığı da doğrudur. hatta çoğu tarihçilere göre "türkiye" ismini italyanlar ve avrupa bize 12. yüzyılda kullanmaya başlamışlardır. ama osmanlı tamamen bir türk devletidir diyemeyiz. bunun dışında osmanlı henüz beylik iken onlarca türk beyliği onu yıkmaya çalışmıştır. o zaman bu bizim kendimize ihanetimiz olmuyor mu? demek ki kısmî saçmalıkları genel ırka ya da topluluğa mâl etmek saçma. ayrıca arap milleti müslümanken biz oraları nasıl elde ettik acaba? çiçeklerle mi gittik? bunu da sormak lazım. araplar bizim için "gelip kesip doğrayıp buraları aldılar bize ihanet ettiler" diyemez miydi? bu tür soruları sürekli sorup ardından "biz de müslümanız tabi" deyip bir de zulüm gören araplara destek verince de "arapçılar sizi!" diyen insanlarla çok karşılaştım. "onlar bize ihanet etti!" bıdı bıdı...

ben evvela müslümanım ve yeryüzünde önce ümmetimizden sonra da müslüman olmayan her mazlumdan sorumlu kılındım.

"ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır. (şura suresi, 39)"
"şüphesiz allah, kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak cehd edenleri (mücadele edenleri) sever. (saff suresi, 4)"
amacı belli olan belli bir kesimin,filistine,suriyeye her destek verişimizde ağzında geveleyip durduğu cümle.
bir parçanın yanlışını genele mal edemeyiz, ayrıca bizi sırtımızdan vuran arapların hıristiyan araplar olduğu söyleniyor.
her türk genci "1. dünya savaşı sırasında araplar'ın bize ihanet ettiği"ni öğrenerek büyür ve 'türk'ün türk'ten başka dostu yoktur'. türk'ün özellikle de müslüman dostu yoktur...

osmanlı'nın çöküş döneminde türk olmayan müslüman unsurlar arasında gerçekten isyanlar baş göstermişse de, bu unsurların bir bütün olarak "ihanet ettikleri" kesinlikle söylenemez. hatta araplar söz konusu olduğunda, osmanlı'ya isyan edenlerin küçük bir azınlık olduğunu, buna karşılık arap kabilelerinin çoğunun osmanlılık ve müslümanlık bağıyla i̇stanbul'a sadakat gösterdiklerini söyleyebiliriz.

1. dünya savaşı'nda mekke şerifi hüseyin'in i̇ngilizler ile anlaşarak osmanlı'ya isyan ettiği ve ordumuzu arkadan vurduğu doğrudur. ama hep atlanan nokta şerif hüseyin'in "araplar"ın tümünü temsil etmediği, aksine bir istisna olduğudur. ortadoğu uzmanı tecrübeli gazeteci cengiz çandar, "araplar'ın ihaneti" söylemi ile tarihsel gerçek arasındaki önemli farka şöyle işaret ediyor:

"mekke emiri şerif hüseyin'in hicaz'da bazı arap bedevi kabilelerini ayaklandırarak 1916'da i̇ngilizlerle işbirliği yaptığı doğrudur. ancak, birinci dünya savaşı konusunda genel bir bilgisi ve fikri olan herkes, bunun 'askeri açıdan' tayin edici bir değer taşımadığını bilir. i̇ngilizlerin daha sonra yerine getirmediği 'bağımsızlık vaadi' ile işbirliğine çektikleri şerif hüseyin'in ve oğullarının komuta ettiği bedevi kabileleri, mekke-maan hattında, yani asıl cephenin gerisinde i̇ngiliz kuvvetlerine yardımcı olmuştur. asıl cephe, önce şüveyş kanalı ve kanal harbi'nde türk-osmanlı kuvvetlerinin geri çekilmesinden sonra filistin'de kurulmuştur. filistin'de tek bir arap ayaklanmamıştır. suriye'de, irak'ta, lübnan'da türk kuvvetlerini 'arkadan vuran' herhangi bir olay olmamıştır. arapların ezici çoğunluğu, i̇stanbul'a yani türkiye'ye sadık kalmıştır... arabistan yarımadası'nın hicaz bölümünden akabe'ye kadar olan 'cephe gerisi' dışında, arapların türkleri arkadan vurduğuna dair tarihte herhangi bir kayıt yoktur."