bediüzzaman – dertli sözlük
tarikat yolundan gitmediği için şeyh demek doğru olmaz. şeyhin ne olduğunu bilmeyenler tasavvufi terimler sözlüğüne ayrıca müracaat edebilr.

üstad'ın 1911 yılında emevi camiinde aralarında yüz kadar alimin de bulunduğu on bin kişilik cemaate hutbe verdiğini, bu hutbenin daha sonra bastırılıp halk arasında dağıtıldığını bildiğimizden şakirtlerin şeyhi deyip kestirip atamayız. islam uleması arasında sözüne itimat edilmese bu hutbeyi veremezdi kanaatimce.

ayrıca üstad'ın islam aleminin meselelerine çözüm bulma vazifesini üstlenen darul hikmetil islamiyyede aza olduğunu da biliyoruz.

cumhuriyet tarihinde ölüsüne dahi tahammül edilemeyen tek şahsiyet olduğunu da tarih bize söylüyor.

bugün başımızda bulunan başbakanın uluslararası sempozyumlarda islam aleminin sorunlarının çözümü için bediüzzaman'ın fikirlerinden istifade edilmesi gerektiğini tavsiye ettiğini de biliyoruz.

fakat bugün fikirlerinin temsilcisi olma iddiasındaki bir kısım insanların üstad'ın yolundan tamamen sapıp farklı yollara girmesi, dünyevi menfaatler uğruna bir kısım tavizler vermesi kanaatimce üstad'ın kıymetinden bir şey eksiltmez.

fikirlerinden istifade edilmesi gereken bu toprağın yetişdirdiği ender, adı üstünde bedi şahsiyetlerdendir.