inşirah suresi 1. ayet – dertli sözlük
aslının latince okunuşu: e lem neşrah leke sadrek(sadreke). olan ayet i celile.

istihraci bir meal vermişim, allah c.c. ileri gitmekten muhafaza etsin. şöyle:

e lem ->
istifham sorgusunu "anladın mı" gibi değil de "anlamış değil misin" şeklinde sorar. bu ikisi arasında azim farklar vardır. elem diye başlayan bu fiildeki anlam: " cenab ı hak tarafından yapılmış, neticelendirilmiş, tesirleri görülecek kıvama gelmiştir. artık sana kalan sadece ondan müteessir olmaktır. mesela gündüz olma hadisesi için böyle bir istifham gelirse; artık sana düşen sadece gözünü açmaktır manası vardır. böylece: "gündüz oldu gözünü açıp görmedin mi, farketmedin mi, hala" şeklinde sual edilmiş olur. bu çeşit sualde, sail kendisini tasdik beklemez, bilakis tebliğ eder, tevcih eder, tevdi eder.
(bir başka mana)hem yine kendisinin asıl fail olduğunu, ifade eder.
(bir başka mana)hem kendisini fail zanneden failin daha farketmediği halde işi yaratmasını nazara vererek, "senin iktidarında gözüken,yapacağım diye hazırlandığın ama hala benim sana göstermeme kadar göremediğini işi nasıl yaptığımı gördün mü" manasını da haizdir.

** böyle bir soruş tarzından daha bunun gibi çok manalar çıkar, biz elem den sonraki kelimeye çıkamayız.
bu beyanımızın mübalağa olmadığını ıspat için bir iki mana daha :

(başka bir mana): mesela "senden sudur etmesine hazır olduğun birşey, senin çok fevkınde sudur etmesi, seni, alemini, batınını, zahirini kuşatmış bir ilme işaret değil midir," manasını da haizdir. bu cihetle kaza ve kadere hüccet olduğu gibi hilkat-ı alemin mebdeinden müntehasına hakiki halık ve faili de ıspat eder.
(başka bir mana) demek böyle bir soruş tarzı ile hangi fiile darb etse, hangi fiille devam etse, o fiilden kendini istilzam ettirerek, "yâ ma'şerel cinni vel insi inisteta'tum en tenfuzû " ayetini okutturur, meydan okur.
(yine başka mana) elbette böyle bir meydan okumada dosta da emniyet vardır. ve dosta der ki: "sen kendim yapacağım veya yaparım sandığın fiil çoktan halkolundu, ben yaptım, işte böyle bir sultana dayanırsan neden korkasın"
(yine başka bir mana): "sen sırtına alıp kendim yaparım diye yüklendiğin , umduğun fiilleri, yükleri neden sen daha düşünmemişken -veya düşünmüş yapmamışken- yapan ve halkeden rabbine bırakmıyorsun?"

mübalağa olmadığını ıspatlarken "e-lem" kelimesinde dahi sayfayı doldurduk. ah mucizul beyan.

allah t.v.t.g. hazretleri tevfik ihsan eylerse devam edeceğim.