pkk – dertli sözlük
1974'de kurulmuş ama en büyük desteğini 12 eylül 1980 darbesi sonrasında görmüştür. o darbeyi gerçekleştirenler suçlu suçsuz bir sürü masuma yaptıkları işkencelerle düşmanlığı tetiklemiş ve bir çok insanın dağa çıkmasına sebep olmuşlardır. bu yüzden darbeciler de birer teröristtir, pkk nın kendisidir.

(bkz:diyarbakır cezaevi)
silah bırakıp bırakmayacağı ile ilgili bir yazıdan iktibas:

bugün 40 bin ölümden sonra hâlâ pkk'nın talebini tam olarak bilmiyoruz. hatta diyarbakır ve çevresindeki bir kaç il türkiye'den ayrılmış olsa bile pkk'nın şiddeti bırak(a)mayacağı hemen hemen kesin. pkk son 5 yılda evrim geçirdi. siyasî bir amaç için değil şiddet için şiddet ister hale geldi. her ne koşulda olursa olsun pkk'nın kendi iradesiyle şiddeti terk etmesi mümkün görünmüyor.

pkk silah bırakmayacak. tbmm, akp veya abdullah gül ne şekilde hareket ederse etsin pkk'nın şahin pozisyonu terk etmesi kısa vadede mümkün görünmüyor. 'barış gelirse biz n'olucaz lan?' diyen güçlü bir 'holding pkk' var. kâr eden, iyi para kazanan, iyi yaşayan bu azınlık asla barışa yanaşmayacak. çünkü yeniden cv hazırlayıp 'terör örgütünde manager tecrübem var' diye iş arama imkânları yok. özetle karşılıklı ödün vererek ''onurlu barış'' yapma yolu kapalı. türkiye bu koşullarda iki eksende birden hareket edecektir, kâhin olmaya gerek yok:

1-demokrasiyi ilerletmek, kaliteli bir anayasa yapmak ve pkk'ya hiç bir ''meşru'' zemin bırakmamak,

2-askerî baskıyı azamî seviyede tutmak ve pkk'yı fizikî mânâda yok etmek. bütün pkk'lıları öldürmeyi kasdetmiyorum. ama savaşma azmini yok edecek derecede ''holdingi'' yıpratmak, maddî kayıp verdirmek gerekecek. savaşmayı pkk için zor ve pahalı bir hale getirmek. holding zarar ederse terör durur. 'klasik' savaşlarda olduğu gibi.

yazının tamamı için: (http://www.derindusunce.org/2011/10/21/pkknin-sonu-eta-gibi-olmayacak-malesef/)
türkiye i̇şçi partisi’nin 1967 yılında diyarbakır, batman, tunceli, silvan, siverek gibi kürt vatandaşların
yoğun yaşadığı doğu il ve ilçelerini kapsayan doğu mitingleri “devrim” “eşitlik” gibi kavramlar
üzerinden şekillendiği için bölgede yaşayan halk tarafından geniş ilgi uyandırmış. bu ilgi dikkatleri
çekmiş olacak ki ankara siyasal öğrencileri arasında başlarını abdullah öcalan’ın çektiği grup, kürt
i̇şçi partisi’ni (pkk)yı kurdular. 12 eylül 1980 darbesine kadar pkk şehir içi çatışmalarda kendisini
gösterdi. o dönemlerde çeşitli sol gruplar tarafından desteklenmiştir. 12 eylül darbesinden sonra
abdullah öcalan ve örgütün liderleri suriye’ye geçmişler ve ilerde ülkemizin başına bela olacak terör
örgütünü kurup organizasyonunu yapmışlar. 1980lerin sonuna doğru çöküşe geçen asala terör
örgütünden büyük bir kısım pkk saflarına katılmış. pkk türkiye içindeki derin devlet yapılanmaları
tarafından da desteklenerek 1990larda büyük katliamlar yapmış, sivil, kadın, çocuk ayırt etmeksizin
binlerce kişiyi şehit etmiş, birçok aileden çocuk kaçırarak çocukları militanlığa teröristliğe zorlayarak
ülkemize zarar verdirmeye çalışmıştır. 15 şubat 1999 yılında yıllarca arkasında duran destekçisi olan
emperyalist güçler, türkiye içindeki siyaseti şekillendirmek amacıyla abdullah öcalan’ı türk askerine
kenya’nın nairobi şehrinde teslim etmişlerdir. i̇damla yargılanan abdullah öcalan’a emperyalist
güçlerin derin devletin ve dönemin hükümetinin (dsp-mhp-anap koalisyonu)baskılarıyla müebbet
hapis cezası verilmiştir. pkk terör örgütü 2000lerden itibaren güç kaybetmekle birlikte kck isimli
şehir yapılanmaları ile intihar saldırıları düzenleyerek ülkemiz insanlarına zarar vermeye çalışmıştır.
2012-2013 yıllarında başlayan barış süreci inşallah bu örgütün tarih sahnesinden silinmesiyle
sonuçlanacaktır.
katledilmesi gereken azılı caniler, bebek katilleri, dinsizler, tabi şirret kadın milletvekillerini de unutmamak gerek
sözde kürt temsilcileri.yaptıkları her şeyi kürdistan adına yaptığını söyleyen aslında öyle olmayan israilin, amerikanın maşası oyuncağı olan saçma sapan grup.
çözüm süreci ile daha da güçlenmiş terör örgütü.

marksist-leninist çizgide başlayan ideolojik duruşu, 90'larda 3.revizyonist çizgi yani maoizme kaymıştır. bu durumum sonucunda kır gerilla tekniğiyle beraber devrimci halk savaşı'nı da kabul ettikleri manasına geliyordu. kırlardan şehirlere işleyen bir süreç. dolayısıyla böyle bir terör örgütüyle mücadelede, kırlarda alan hakimiyeti sağlanırken, şehirlerde de yapılanmalarına son verilmelidir. ideolojik olarak da mücadele edilmeli, halka gerçek yüzlerini ifşa eden bir propaganda savaşı verilmeli.

çözüm süreci'nin başarısız olacağı belliydi. zira alan hakimiyeti ve şehir yapılanmalarını böylece tamamlamış oldular. etkin mücadele hiç bırakılmamalıydı. süreç ilk başladığında şunları yazmıştık:

#423117
poşulu dağınık ve adı birlikler. kutsadıkları ideolojik hayalleri cehennem olsun kendilerine ve azabın şiddetli olanını şah damarlarına değsin. bu benim hissi görüşüm. ve devletin zıvanadan çıkmış eski pis ve şımarık çocuğu. evet devlet legal ve babacan bir teröristtir, ama hep maske kullanır. bir başka ifade ile yaramazlık yapan çocuklarını, kol kırılır yen içinde kalır refleksi ile korur kollar. sonra baş edemez veledi pis meşgale ile de başına bela olur. biz orta doğulu milletlerin başına bela olan en büyük ve en kötü kavram kader kavramıdır. normal bir süreç ile ölmeyi öğrenemedik. vatan için ölmemiz gerektiğini salık etmişler. ya vatanın ölülere ne ihtiyacı var ki? bir de yar için ölen aklı geriler var, biri de çıkıp demiyor ki; yaşayalım, her şey için yaşayalım. ve ölümlerle var olacak vatan olmaz olsun diye. pkk. devlet-i âliyenin kendi vücudundan kopan irin dolu bir rüzgâr ve ekini olan rüzgârın hasadı fırtınadır. ne ekersen büyük mislini biçersin. tabiat cömert, bir tohumla yedi gelincik buğday veriyor.
türkiye'den kazınıp atılması gereken terör örgütü.

tüm yapılarıyla, meclisteki partisiyle, sözde sivil toplum örgütleriyle, sözde basın kuruluşlarıyla beraber tamamen bu ülkeden silinmesi gereken terör örgütüdür. teröristle mücadele ederken terörizmle mücadeleyi unutmamak lazım. fetö ile mücadele edildiği gibi pkk ile de sıkı bir mücadele verilmeli. çözüm süreci filan diye ağzında geveleyen gazeteciler var. bu halk bir daha çözüm süreci travmasını kaldıramaz. zaten başbakan da bu tip söylemlere son noktayı koydu.

http://www.haberturk.com/yerel-haberler/haber/9277066-basbakan-yildirim-canli-yayinda

çözüm süreci olmayacağını muhatabın millet olduğunu belirtti.
doğru bir yöntem ve kararlı siyasetle kısa sürede yenilmesi ve bitmesi olanaklı olan vahşet örgütüdür.
bu vahşi ve vampir örgüte karşı yapılabilecek onca şey var, birakçını sayalım:
terör saldırılarının kaynağını oluşturan irak’ın kuzeyindeki pkk varlığı tümüyle ortadan kaldırılmalıdır. irak hükümeti ve kuzey ırak kesimi üzerinde etkili girişimlerde bulunmalı ve büyük devletleri de aynı doğrultuda hareket etmeye yönlendirici kararlı bir diplomasi uygulamalıyız. bu girişimler sonuç vermezse kuzey irak’a yönelik olarak güç kullanmaktan çekinmeyeceğimiz ortaya konulmalıdır.
diğer ülkelerin terörizme karşı yaptığı gibi terörün yurt dışındaki insan, finans ve kurumlaşma biçimindeki kaynaklarını ortadan kaldırma yönünde çaba göstermeliyiz.
artık ‘teröre yenilmeyeceğiz’ gibi söylemlerin yerine ‘terörü yeneceğiz’ söylemlerini kullanmalıyız.
türkiye’nin, ülkemize yönelik büyük bir suikasta kalkışan bir terör örgütüyle masaya oturmayacağını, ülkemizin anayasasını ve gelecekteki siyasi yapısını terör örgütüyle hiçbir zaman görüşme konusu yapmayacağını, türkiye’yi buna zorlamak isteyen yabancıların telkinlerini en başından reddedeceğimizi vurgulamalıyız.
oslo’da pkk ile görüşme, habur’da militanların davul zurnalı gösterilerle yurda girmeleri ve i̇mralı’da elebaşı ile siyasetçilerin görüştürülmesi gibi yanlışların bir daha yinelenmeyeceğini açıkça ilan etmeliyiz.
özetle, sevr anlaşmasından bu yana türkiye’ye dayatılmak istenen bölme-parçalama siyasetini şimdi terör baskısıyla gerçekleştirmek isteyenlere fırsat vermeyeceğimizi göstermeliyiz.