dertli sözlük – dertli sözlük
sözlükten birçok yazar geldi geçti, geçmeye de devam etmekte. bazen bir bayram havası bazen bir yas süreci yaşanır gibi birçok dönem de geldi geçti.

tüm bu dönemlerde sözlük yönetiminin yazarlara ve yazılanlara karşı bakış açısında ciddi bir tutarlılık vardı ve bu değişmedi. sanıyorum ortamı bence kaliteli hale getiren en önemli etmenlerden birisi de bu oldu.
bu vesileyle, bu çizginin korunmasına yardımcı olan arkadaşlara şükran sunarım.

sözlüğe haftanın konusu tarzında bir format getirildiği gibi; yazarların münazaralar yapabileceği bir format/özellik önerisini de güzel buluyor ve destekliyorum.

ayın konusu gibi sözlüğe entegre edilen; ama sözlük formatının dışında münazaraya da olanak veren bir özellik üzerinde düşünülebilir.

bakin nerde karşima cikti dertli sözlük:
“adamcağız dedi ki, acıdan kurtulamadım ki düşünceye dalayım. demek ki senin derdin yok, sen düşüne dur. dert sahibi düşüncelere dalamaz böyle!”
mesnevi’den. sözlüğün adı neden dertli diye dertlenmiştim bir ara, onu hatırlattı :) sözlüğün sessizliği de derdinden imiş. suskunlar çünkü dertliler 🥲
entry'lerde karakter sınırı olmasını doğru bulmuyorum. uzun tanımları bazen üçe dörde bölmek gerekiyor. karakter sınırı konusunda sözlük yönetiminin bir görüşü var mı acaba?
entrylerde karakter sınırı doğru ve güzel bir uygulama. öbür türlü takip zorlaşıyor. ayrıca tüm sözlüklerin formatları da çok uzun tanımlara müsait değil.
yazarlarına güzel bir sürpriz hazırladı. bugün yarın sözlüğe gelecek inşallah.
tanım altına tahminleri alabiliriz. :)

bugün bir kedinin yanında kaygılı/korkak/deneyimsiz bir ebe olarak yer aldım karnını ovuşturdum ve acıyla suratıma bakan bi kediyi yararsız cümlelerimle teskin etmeye çalıştım. acizliğimi bu kadar yürekten hissetmemiştim. rabbimin yarattığı masum bir kedinin yaşam mücadelesine ucundan da olsa ortak olmak o kadar duygulandırdı ki bi ara çıkardığı seslerin de hissettirdiği çaresizlik üzerine birazcık ağladım :).

aciziz ve bunu her gün hatırlamaya yükümlüyüz. yanımızdan geçip giden canlıların, bilmeden ayaklar altına aldığımız karıncanın anlamlı bir hayat mücadelesi olduğunu düşünüyorum ve onları rabbimin rızasıyla sevmeye çalışıyorum ki kalbim hiçbir şeye karşı kararmasın, hayvanları sevmeyen insanların kalblerinde hep bir kara leke var gibi onları gördükleri zaman bir kibirle tiksiniyorlar. anlayamıyorum bu duyguyu ve hiçbir zaman da anlamak istemiyorum.

son olarak sözlükte dertli kedilerin anası olarak anılmaktan mutluluk duyacağımı belirtmeliyim. (*)
narrative terapi mi desem grup terapisi mi desem bir tür terapi hizmeti sunan ücretsiz sözlük. kendi sözlüğünü yazıyorsun ama cümle içinde kullanırken o kelimeler büyüyor büyüyor ve amel defterin oluyor.
uygulaması olsa güzel olurda, uygulamayı üretecek olan arkadaşa; kaç kişinin kullanıcı potansiyeli olduğu söylenmese iyi olur.
sözlüğün bu uygulamayı karşılayacak maddi gücü olup olmadığını sorgulamama sebebiyet veren entry'ler girilmiştir. aramızda hayırsever zengin var mı? eğer varsa öneri listemde sevebileceği pek çok hayır çeşidi bulunduğunu ifade etmek isterim.
nerede olsak isteriz :)
ne zaman olsa isteriz :)
kimden olsa isteriz :)

i̇şin şakası bir yana hayır işlerine maddi ve manevi destek veren her fedakar insana şükranlarımı sunmayı bir borç bilirim. karahanlı çabalarınızı takdir ediyor :)