hesaplanırsa en faal dernek olduğu ortaya çıkar.
i̇yi halleri ve kötü halleri var her dernek/cemaat vs gibi. nefret etmeye hakkınız yok, sevmek zorunda değilsiniz. müslüman, müslümanı kardeş görüp destek çıkmalıdır. tefrikalara özellikle agd gibi isimler anıldığında dikkat kesilmeli, birliğe çağrı yapmayı vazife bilmelisiniz. kuran bize zalime el uzat der, yardım et der. yani onu içinde bulunduğu halden kurtar demek ister. lakin bizler yakınımızda müslümanlara el uzatmaktan dahi uzak kalırız. bu bize vebal olarak yeter, bu mevzulara dikkat etmek boynumuzun borcudur. oturup konuşmaya birlikte çay içmeye, fikirlerinizi dinleyip sizinle görüş paylaşmaya her zaman devam edecek bir dernektir.
gençliği şuurlandırmak için çırpınan,zulme sessiz kalmayan bir kuruluş.allah razı olsun,çalışmaları,azimleri daim olsun.
her yıl mekke'nin fethi programı düzenleyerek şuurlu bir gençlik ve şuurlu bir ümmet için çalışan güzel bir oluşum.
saadet partisi doğru zamanda siyasetin içinden siyaset üstü bir konuma geçseydi, parti ve partililer, dolayısıyla partiye bağlı agd gibi kuruluşlar, bugün çok daha sözü dinlenen, itibarlı bir konumda olurdu. ancak saadet partililerin ısrarla her seçime girme gayretleri, mantıktan uzak, duygusal akp düşmanlıkları ve bu siyasetin içine vakfı da dahil etmeleri, bugün çok daha geniş kitlelere hizmet edebilme potansiyeli olan vakfı, belirli bir marjinal kitle olmaya mahkum ettiğini düşünüyorum.
tayyibe sövmeyi ibadet belliyenler
güzel faaliyetleri var. organizasyon kısmında iyi olsalar da, lidersiz oldukları için beklenen reaksiyonu veremiyorlar.
acaba milli götüş iktidara gelirse kendini nasıl muhafaza edecek piyango çıkınca etrafta toplanan dalkavuk tiplerden? bu ihtimali düşünmeliler bence
küçüklüğümden beri faaliyetlerine katıldığım yönetim kadrosundan hocalığa, sosyal medyadan okul ziyaretlerine kadar birçok faaliyetinde gönüllü olarak bulunduğum bir dernek. bir dernek diyorum çünkü artık anlam yüklemiyorum. önceden agd fedaisi idim şimdi kıyasıya eleştirip vaktimin çoğunu orada geçiren biri oldum. o şube toplantılardan, divanlardan, bitmeyen alkışlardan bıktım. bir toplantı için anadolu yakasının bir ucundan avrupa yakasının bir ucuna beni sürükleyip adına cihad diyemezsiniz. toplantı da toplantı olsa bari, oriflame toplantıları tadında geçiyor. i̇lçede hoca olarak kalmak daha iyi. hatta hoca bile değil gençlerle oturup çay içip muhabbet etmek, proje yazıp vakfa sunmak sonra hayatına bakmak iyi. aksi halde özel hayat diye bir şey kalmıyor.
her şeyden önce buram buram samimiyet kokar. bir sistematiğe sahip olmalarına rağmen fikir ve aksiyon planında sloganın ötesine geçilmiyor. allah dinden imandan ayırmasın, ne diyelim.
