kendimi açıklamak zorunda hissetmeyip yargınlanma çekincesi olmadan özgürce konuşan ve hislerini özgürce yaşayan yanımdır.
i̇çime girmediki bu çocuk hiç. hep dışımda hep dışımda.
yaptığım bütün yanlışların suçunu üstüne attığım çocuk.
(bkz:çocuğunuz zeki ama çalışmıyor)
(bkz:çocuğunuz zeki ama çalışmıyor)
içimdeki çocuk "bu muymuş hayal ettiğim dünya? bu muymuş yıllardır ben büyüyünce dediğim hayat ?... " diyor büyümüş çocuğa
her daim muziptir.
erkeğin zayıf yönü olduğu düşüncesiyle dışarı vurmaktan kaçındığı yanıdır. delice koşma, saatlerce konuşma, bazen sahiplenilme hissini o verir insana. nazlanmak istersiniz kimi zaman, kimi zamanda şakalaşmak ama erkeksindir sahiplenilmez sahiplenirsin. ağır başlı olmalısın her olup bitende nazlanmak yerine. içindeki çocuk hoplamak, zıplamak ister ama zamanla boğulur gider sürekli bastırılmak zorunda kaldığından. bir yandan da o ölürse heyecanınızı kaybedecekmişsiniz gibi bir korkuya kapılırsınız. neticede hep bitkisel hayatta tutarsınız ne yaşatırsınız ne de öldürürsünüz. içimdeki çocuk gibi neşeli kavrama yapılabilecek en karamsar tanımdır bu.
